Distr türkçesi Distr nedir

Distr ile ilgili cümleler

English: Ali is the district sales manager for a software company.
Turkish: Ali bir yazılım şirketi için bölge satış müdürüdür.

English: "Gang Wives" is a Yakuza movie released in 1986 by Toei Distribution Network.
Turkish: "Gang Wives"1986 da Toei Distribution Network tarafından gösterime koyulmuş bir Yakuza filmidir.

English: Ali appears distressed.
Turkish: Ali sıkıntılı görünüyor.

English: Ali is distraught.
Turkish: Ali perişan.

English: Ali looked pretty distracted.
Turkish: Ali oldukça deli görünüyordu.

Distr ingilizcede ne demek, Distr nerede nasıl kullanılır?

Distract : Rahatsız etmek. Dikkatini dağıtmak. Şaşıtmak. Dikkat dağıtmak. Dikkati dağıtmak. Zihni dağılmak. Delirtmek (argo terim). Başka tarafa çekmek. Aklını başka yere vermesine sebep olmak. Uzaklaştırmak.

Distract attention : Oyalamak. Dikkat dağıtmak.

Distract from : -den dikkatini çevirmek. -den dikkatini dağıtmak. -den başka yöne çevirmek.

Distracted : Çok endişeli. Aklen dengesiz. Dengesiz (kimse). Şaşırmış. Çılgın. Kendinden geçmiş. Aklı başından alınan. Telaşlı. Kaçık. Kafası karışmış.

 

Distractedly : Telaşlı bir şekilde. Dikkatini çevirerek. Kafası karışık bir şekilde. Şaşırmış bir şekilde. Dikkat dağıtarak. Şaşkına dönmüş bir şekilde. Dikkati başka yöne çekerek. Çılgınca. Başka yöne çevirerek. Dikkatini dağıtarak.

Distractingly : Dikkati başka yöne çekerek. Dikkat dağıtarak. Dikkati çevirerek. Telaşlı bir şekilde. Oyalayıcı bir biçimde. Eğlendirici bir şekilde. Şaşırtıcı bir şekilde. Çekişme veya kavgaya neden olarak. Eğlendirerek. Oyalayarak.

Distractions : Dikkatini dağıtma. Dikkatin dağılması. Dikkati başka tarafa çekme. Zihni dağıtan şey. Kurcalama. Avuntu. Avunma. Vakit geçirecek şey. Eğlence. Çılgınlık.

Distracter : Dikkat dağıtıcı. Dikkati çeviren. Dikkat dağıtan. Eğlendiren. Oyalayan. Çeldirici şık (test sorularında). Çekişme veya kavgaya neden olan.

Distractibility : Dikkat dağınıklığı. Aklı başından alınabilirlik. Kafası karıştırılabilirlik. Dikkati bir noktada toplayamama. Şaşırtılabilirlik. Dikkati çevrilebilirlik. Dikkat dağılabilirlik. Distraktibilite.

Distraction : Dikkati başka tarafa çekme. Zihni dağıtan şey. Çılgınlık. Oyalanma. Delilik. Kurcalama. Oyalama. Dikkatini dağıtma. Dikkat dağıtıcı şey. Avuntu.

İngilizce Distr Türkçe anlamı, Distr eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Distr ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dispersals : Dispersal. Dağılış. Dağılma. Çözülüm. Yayılma. Dağıtılma.

Committal : Taahhüt. Suç işleme. Hapse gönderme. Cezaevine gönderme. Söz. Akıl hastanesine gönderme. Sevketme. Hapse atma. Teslim etmek.

 

Delivering : Devir. Çocuk dünyaya getirme durumu. Doğum yapma. Teslim. Serbest kalma. Teslimat. Nakil. Özgürleşme. Transfer.

Circularization : Daireselleştirme. Prospektüs gönderme. Tamim etme. Dairesel biçimde yapma (ayrıca 'circularisation'). Tamim. Tevzi. Sirküler gönderme. Sirküler dağılımı. Reklem amacıyla broşürlerin sirkülasyonu.

Allocations : Tahsis. Bölüştürme. Ayırmalar. Ödenek. Pay. Pay ayırma. Paylaştırma.

Circulation : Döngüsel yer ya da konum değiştirme devinimi. Tiraj. Yayma. Kan dolaşımı. Devridaim. Dolaşım. Dolanım. Bir sıvının, kanın ya da sitoplazma gibi sıvı içeren yapıların bir kanal ya da bir yönde sürekli hareketi. sirkülasyon. Tedavül. Dolaşma.

Deployment : Konuşlandırma. Konuşlanma. Serme. Yerleştirme. Yayılma. Mevzilenme. Plana göre yerleştirme. Açılma.

Circularizations : Sirküler dağılımı. Daireselleştirme. Sirküler gönderme. Tevzi. Tamim etme. Dairesel biçimde yapma (ayrıca 'circularisation'). Reklem amacıyla broşürlerin sirkülasyonu. Prospektüs gönderme. Tamim.

Handing over : Teslim.

Dedition : Teslim. Bırakma. Feragat.

Distr synonyms : cession, administerings, diffusions, bestowment, dispensations, deliverance, disincorporation, administering, dismantlement, disintegrating, enduing, committals, handovers, assigning, accordance, conferment, commitments, feeding, diffusion, dispensation, dispelling, dealing, allocation, dismantling, circulations, submittal, feedings, commitment, ceding, foldup, apportionment, deployments, delivery.