Dispersals türkçesi Dispersals nedir
Dispersals ingilizcede ne demek, Dispersals nerede nasıl kullanılır?
Dispersal apron : Uçakların hava hücumuna karşı dağıtıldıkları saha.
Dispersal area : Dağılma alanı. Uçakların hava hücumuna karşı dağıtıldıkları saha.
Dispersal : Dağıtma. Dağılma. Dağıtım. Dağılış. Dağıtılma. Yayılma. Çözülüm.
Dispersant : Farklı yönlere dağıtan şey (kimya). Seyreltici. Serpindirici. Yayıcı. Dağıtıcı (madde). Dağıtan karışım. Dağıtıcı. Saçıcı. Dağıtıcı madde. Dağıtan.
Disperse : Dağılmak. Açılmak. Ayrılmak. Yaymak. Saçmak. Kaçışmak. Yayılmak. Ayırmak. Gidermek. Serpilmek.
Dispersed settlement : Dağınık yerleşim. Toplu yerleşmedekinin tersine, yapıların tek tek ya da ikişer üçer kümecikler biçiminde, aralarına geniş boş alanlar girmiş olarak birbirlerinden uzak yerlerde kurulması sonucunda ortaya çıkan yerleşme düzeni. böyle bir yerleşme düzeninin oluşmasını gerçekleştirmeyi amaçlayan kentbilim kuralı. Dağınık yerleşme.
Dispersed : Dağılmış. Dağınmış. Dağınımlı. Ayrık. Dağıltı. Dağıtılan. Sürekli bir ortamda asıltıl olarak dağıtılmış özdek. Dağınık.
Dispersed phase : Sürekli bir ortamda, asıltı büyüklüğünde dağılan özdeğin evresi. Kolloit sistemde, bir maddenin parçacıklarının bir ortam içinde süspansiyon biçiminde bulunması. Biyoloji, kimya alanlarında kullanılır. Dağıltı evresi. Ayrık evre. Dağınık faz. Kolloit sistemde, bir maddenin parçacıklarının dağılma fazı denilen bir ortam içinde, süspansiyon halinde bulunması. Dağılan faz.
Dispersedly : Dağılarak. Dağınık olarak. Dağınık bir şekilde.
Disperse dye : Dispers boya.
İngilizce Dispersals Türkçe anlamı, Dispersals eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Dispersals ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Creeps : Ürperme. Korku. Sürünme. Hafif kaşıntı. Emekleme. Kayma. Sığınak. Toprak kayması. Ürperti.
Dismantling : Parçalara ayırma. Ayırma. Sökme. Parçalarına ayırma.
Contagion : Kontajiyon. Bulaşıcı hastalık. Geçme. Sirayet. Bulaşma. Hastalık bulaşması. (hastalık) bulaşma. Etkilenme. Kötü etki.
Allocation : Tahsis. Pay. Bir işin yapılması için ayrılan para. Ödenek. Özgü kılma. Ayırma. Tahsisat. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Bölüştürme.
Diaspora : Ülke dışındaki ulusal kökendeki grup. Aynı aile mensupları arasındaki yahudilerin israil dışındaki ülkelere dağılımı (babil esaretinden sonra). Yahudi sürgünü. Bugün israil dışında yaşayan yahudi topluluğu için kullanılan terim. Diyaspora.
Dissemination : Sirayet. Saçma. Yayma. (bilgi) yayımlama. Dağıtım (bilgi vb). Yaygınlaştırma. Saçılma.
Deployment : Serme. Yerleştirme. Konuşlanma. Mevzilenme. Plana göre yerleştirme. Savaş düzeni alma. Açılma.
Breakup : Çöküş. Bozuşma. Ayrılma. Son. Parçalanma. Sona erme. Kırılma. Bozulma.
Disintegrations : Parçalanma. Ayrıklaşma. Çözülme. Parçalama. Ayrışma. Ayrılma. Ufalanma. Dezentegrasyon.
Allocations : Pay. Pay ayırma. Ödenek. Paylaştırma. Bölüştürme. Tahsis. Ayırmalar.
Dispersals synonyms : crop dusting, diffusions, aberration, breaking up, desintegration, decompositions, administerings, crackups, deploying, disintegrating, circulation, scattering, dismantlement, diasporas, dispersal, contagions, creep, diffusing, diffusion, demerger, dispersion, admeasurement, administering, breaking down, crackup, circularizations, apportionment, delivery, being split, dispensation, breakups, dissociations, creepage.

Bu kısımda Dispersals kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Dispersals ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Dispersals anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Dispersals ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.