Dispersed türkçesi Dispersed nedir
- Dağınık.
- Dağınımlı.
- Dağıltı.
- Kimya alanında kullanılır.
- Ayrık.
- Dağıtılan.
- Dağınmış.
- Sürekli bir ortamda asıltıl olarak dağıtılmış özdek.
- Dağılmış.
Dispersed ile ilgili cümleler
English: The bank robbers dispersed in all directions.
Turkish: Banka soyguncuları bütün yönlere dağıldılar.
English: The police dispersed the crowd.
Turkish: Polisler kalabalığı dağıttı.
Dispersed ingilizcede ne demek, Dispersed nerede nasıl kullanılır?
Dispersed development : Dağınık yerleşme. Toplu yerleşmedekinin tersine, yapıların tek tek ya da ikişer üçer kümecikler biçiminde, aralarına geniş boş alanlar girmiş olarak birbirlerinden uzak yerlerde kurulması sonucunda ortaya çıkan yerleşme düzeni. böyle bir yerleşme düzeninin oluşmasını gerçekleştirmeyi amaçlayan kentbilim kuralı.
Dispersed phase : Dağıltı evresi. Biyoloji, kimya alanlarında kullanılır. Sürekli bir ortamda, asıltı büyüklüğünde dağılan özdeğin evresi. Dağılan faz. Ayrık evre. Dağınık faz. Kolloit sistemde, bir maddenin parçacıklarının bir ortam içinde süspansiyon biçiminde bulunması. Kolloit sistemde, bir maddenin parçacıklarının dağılma fazı denilen bir ortam içinde, süspansiyon halinde bulunması.
Dispersed population : Dağınık yerleşme. Kırsal yerleşmede köyü oluşturan yapıların yereye, kimi birkaç yüz metreye ulaşabilen boşluklarla dağılması.
Dispersed settlement : Toplu yerleşmedekinin tersine, yapıların tek tek ya da ikişer üçer kümecikler biçiminde, aralarına geniş boş alanlar girmiş olarak birbirlerinden uzak yerlerde kurulması sonucunda ortaya çıkan yerleşme düzeni. böyle bir yerleşme düzeninin oluşmasını gerçekleştirmeyi amaçlayan kentbilim kuralı. Dağınık yerleşim. Dağınık yerleşme.
Be dispersed : Dağılmak. Savrulmak.
Dispersedly : Dağınık olarak. Dağılarak. Dağınık bir şekilde.
Disperser : Dağıtan kimse veya şey. Dağıtan. Dağıtıcı.
Disperse : Serpilmek. Gidermek. Açılmak. Ayırmak. Ayrılmak. Dağılmak. Kaçışmak. Dağıtmak. Yayılmak. Saçmak.
Dispersers : Dağıtan. Dağıtıcı. Dağıtan kimse veya şey.
The crowd dispersed : Toplantı sona erdi. İnsan topluluğu uzaklaştırıldı. Toplantı dağıldı. Assamble sona erdi. Kalabalık dağıtıldı. Kalabalık dağıldı.
İngilizce Dispersed Türkçe anlamı, Dispersed eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Dispersed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Acid radical : Asidik hidrojeni ayrıldıktan sonra kalan asit molekül kalıntısı. Bir asit molekülünün, yükünleştiğinde protonlarından ayrılan ve tepkimelerde tek bir parça gibi davranan no3-, so24 gibi, eski yüklü parçası. Asit kökü. Bir asidin negatif parçası. Bir ya da daha fazla hidrojen iyonları kaybından yaratılan kökçe.
Activated coal : Çözeltilerden renk giderme ya da gaz karışımlarından kimi gazlan ayırma amacıyla yüze yutma özelliği geliştirilmiş kömür. Aktif kömür. Etkinleştirilmiş kömür. Etkin kömür.
All over the place : Her yer. Her yerde. Darmadağın. Karman çorman. Tam bir dağınıklık. Her şey her yerde.
Daggy : Modaya uygun olmayan. Pis. Sade olmayan. Modaya uymayan. (argo terim) şık olmayan.
Discrete : Ayrı. Göze çarpan. Ayrılmış. Münferit. Bilgisayar, bilişim, fizik alanlarında kullanılır. Farklı. Öğecikder, ışılcıklar gibi sürekli yapıda olmayan (varlıklar). Kesikli. Soyut.
Disjunct : İzole edilmiş. Tümce belirteci. Soyutlanmış. Bitişik veya komşu elementten ayrılarak gösterilmiş. Ayrı. Ayrılmış. Bölen.
Dishevelled : Karmakarışık (saç). Düzensiz. Dağıtılmış. Darmadağınık. Karman çorman. (saç veya giysi) dağınık. Karmakarışık. Darmaduman.
Aliphatic compounds : Düz ya da dallanmış karbon iskeletinden türemiş olan hidrokarbonlar sınıfı. örn. Alifatik bileşikler.
Bedraggled : Çamurlanmış. Köhnemiş. Üstü başı darmadağınık. Kirli. Kirlenmiş. Bakımsız. Pejmürde. Çamurlu. Yıkık dökük.
Furcate : Bölünmek. Dallı. Çatallanmak. Ayrılmak. Çatallı.
Dispersed synonyms : alicyclic compounds, blowsy, diffusely, cleft, additive properties, aliphatic saturated compounds, aldehydes, exceptional, decayed, disseminated, untidiest, scattered, desultory, spread, apportioned, cuffy, dispensed, detached, alcohols, distributed, dissolved, adventitious, acid salt, diffuse, split, untidier, amorphous, separated, disheveled, disconnected, additive, strewn, dissipated.
Dispersed zıt anlamlı kelimeler, Dispersed kelime anlamı
Concentrated : Birim çözelti niceliği içinde çözünmüş özdeşi çok olan. Konsantre. Konsantre olmuş. Yoğunlaşmış. Derişik. Yoğunlaşan. Yoğun. Birim çözelti oylumunda çözünme oranı çok olan (özdek). Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Yoğuşuk.
Dispersed ingilizce tanımı, definition of Dispersed
Dispersed kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Scattered.

Bu kısımda Dispersed kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Dispersed ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Dispersed anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Dispersed ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.