Disperser türkçesi Disperser nedir
- Dağıtıcı.
- Dağıtan kimse veya şey.
- Dağıtan.
Disperser ingilizcede ne demek, Disperser nerede nasıl kullanılır?
Dispersers : Dağıtıcı. Dağıtan kimse veya şey. Dağıtan.
Disperse a demonstration : Bir mitingi dağıtmak. Bir gösteriyi dağıtmak. Bir gösteriye katılan insanları dağıtmak. Bir protestoyu dağıtmak.
Disperse dye : Dispers boya.
Disperse : Ayrılmak. Ayırmak. Yayılmak. Açılmak. Saçmak. Yaymak. Gidermek. Kaçışmak. Dağıtmak. Serpilmek.
Dispersed : Sürekli bir ortamda asıltıl olarak dağıtılmış özdek. Ayrık. Dağınmış. Dağılmış. Dağıtılan. Dağıltı. Dağınık. Dağınımlı.
The crowd dispersed : İnsan topluluğu uzaklaştırıldı. Kalabalık dağıtıldı. Assamble sona erdi. Toplantı sona erdi. Toplantı dağıldı. Kalabalık dağıldı.
Dispersement : Dağılma. Ayrılma. Dispersiyon.
Dispersedly : Dağılarak. Dağınık bir şekilde. Dağınık olarak.
Dispersal : Dağılma. Dağıtım. Yayılma. Çözülüm. Dağıtma. Dağılış. Dağıtılma.
Dispersed population : Kırsal yerleşmede köyü oluşturan yapıların yereye, kimi birkaç yüz metreye ulaşabilen boşluklarla dağılması. Dağınık yerleşme.
İngilizce Disperser Türkçe anlamı, Disperser eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Disperser ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Scatter : Dağıtmak. Hedefe erişememek. Saçmak. Perişan etmek. Yayılmak. Savurmak. Saçılmak. Saçıp savurmak. Boşa harcamak. Dağılmak.
Aerosolize : Aerosol olarak saçmak veya boşaltmak. Aeroselleştirmek. Aerosolleştirmek. Bir şeyi serpintiye dönüştürmek. Aerosol şekilnde sıkıştırmak veya içermek (ayrıca aerosolise).
Bespangle : Süslemek. Pullarla süslemek. Parıltılı şeylerle donatmak. Pullamak.
Spatter : Sıçramak. Lekelemek. Sıçrayan şey. Serpinti. Sıçratmak. Serpmek. Pıtırtı. Damlatmak. Kirletmek. Çamur atmak.
Sparger : Bir sıvıyı bir hortumdan verilen sıkıştırılmış hava veya gaz ile fışkırtan alet. Püskürtme aleti. Serpiştiren. Serpen.
Distributive : Üleştiren. Taksim eden. Dağıtımla ilgili. Yayan. Bölüştüren. Dağıtım. Üleştirme sıfatı. Üleştirme zamiri.
Sprinkle : Serpinti. Saçılmak. Serpmek (yağmur). Serpmek. Çiselemek. Ekmek. Lekelemek. Çisenti. Sulamak. Islatmak.
Divisive : Bölücü. Ara bozucu. Anlaşmazlık çıkaran. Ayrılık yaratan. Bölen. İhtilaf çıkaran. Ayırıcı. Bölünmeye neden olan.
Disperser synonyms : splosh, dissipative, dispensator, distributed, fill in light, spray, dispersant, splash, aerosolise, dispersive, distributor, dispersers, dispenser, dust, distributer, diffuser, spreading, sower, deliverer, discharge, plash, distributors, dot, spread, splatter, sowers, dealer, swash, deliveryman.
Disperser zıt anlamlı kelimeler, Disperser kelime anlamı
Concentrated : Birim çözelti niceliği içinde çözünmüş özdeşi çok olan. Konsantre. Yoğunlaşmış. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Yoğuşuk. Çok güçlü. Yoğun. Dikkatini vermiş. Yoğunlaşan. Konsantre olmuş.
Take : Almak. Reaksiyon. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Ele almak. Avalanan hayvan miktarı. Tutma. Tepki. Kavramak. Tutulan balık miktarı. Alıntı.
Disperser ingilizce tanımı, definition of Disperser
Disperser kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One that disperses.

Bu kısımda Disperser kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Disperser ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Disperser anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Disperser ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.