Sparger türkçesi Sparger nedir

  • Serpen.
  • Serpiştiren.
  • Püskürtme aleti.
  • Dağıtan.
  • Bir sıvıyı bir hortumdan verilen sıkıştırılmış hava veya gaz ile fışkırtan alet.

Sparger ingilizcede ne demek, Sparger nerede nasıl kullanılır?

Sparge : Serpiştirmek. Serpmek. Bir sıvıyı bir hortumdan verilen sıkıştırılmış hava veya gaz ile fışkırtmak. Dağıtmak.

Spargana : Spargana. Sparganozis.

Sparganosis : Sparganoz. Kedi ve köpeklerde parazitlenen genellikle spirometra cinsi sestodların larvalarının neden olduğu, insanlara prosekoid taşıyan kopepodların bulunduğu suların içilmesi veya pleuroserkoidlerle enfekte balık, amfibia, kuş ve sürüngenlerin etlerinin çiğ veya az pişmiş olarak yenilmesiyle bulaşan, küçük, yeri değişen, içerisinde skoleks, çekmen veya kistleri bulunmayan, larvaları içeren apse ve nodüllerin oluşumuyla belirgin hastalık, spargana. Sparganozis.

Sparganum : Sparganum. Diphyllobothrium ve spirometra cinsi sestodların pleroserkoid larvalarına verilen ad.

Spar buoy : Gönderli şamandıra.

Cambered spar : Kavisli lonjeron.

Sparable : Başsız çivi. Monte çivisi. Ayakkabı tamircilerinin kullandığı başsız küçük çivi.

Single spar : Tek lonjeronlu.

Spare : Eli sıkı. Kaçmak. Arık. Az. Artan. Ayırmak. Boş (zaman). Sıska. Boş. İdareli kullanmak.

 

Iceland spar : İzlanda kalsiti. İzlanda necefi.

İngilizce Sparger Türkçe anlamı, Sparger eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sparger ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Careen : Yan yatmak (gemi). Karinaya bastırmak. Sendelemek. Yalpalamak. Sarsılmak. Bir yana yatmak (hızla giderken). Karinalamak. Karinaya basmak. Yan yatırmak (gemi). Bir yandan bir yana hafifçe sallanarak gitmek veya ilerlemek (motorlu araç).

Drippy : Salak ve aşırı zayıf. Yağmurlu. Sızma meyilli. Damlama meyilli. Sızmaya meyilli. Yaş. Damlamaya eğilimli. Çiseleyen. Islak.

Drizzly : Çiseleyen. Çiseli.

Distributive : Üleştirme sıfatı. Tevzii. Dağıtıcı. Taksim eden. Bölüştüren. Dağılımsal. Üleştiren. Üleştirme zamiri. Dağıtımla ilgili. Yayan.

Keel : Yaprak damarı. Tomruk işaretlemek için kullanılan kırmızı bir boya. Kömür mavnası. Kuşların gemi omurgası biçiminde olan göğüs kemiği çıkıntısı. bazı kemiklerin çıkıntılı parçası. Teknecik. Karina. Gemi. Gemi omurgası. Soğutmak.

Drizzlier : Çiseleyen. Daha ince ince yağan.

Sowers : Saçan. Tohum saçan. Tohumlayan. Ekici. Ekme makinası. Tohum eken. Ekme makinesi. Yayan.

Disperser : Dağıtıcı. Dağıtan kimse veya şey.

Divisive : Anlaşmazlık çıkaran. Ayırıcı. Ara bozucu. İhtilaf çıkaran. Bölünmeye neden olan. Bölücü. Ayrılık yaratan. Bölen.

Reel : Dolamak. Halatların sarıldığı kollu makaralar. Salınmak. Sallanmak. Çabuk dönmek. Üzerine delikli ya da mıknatıslı kuşak sarılabilen, iki yanında koruyucu çıkıntılar bulunan silindir. Misinanın sarıldığı bir makarası bulunan kısmen otomatik, kamışlı olta takımı. Bozguna uğramak. Makara. Bilgisayar, bilişim, eskrim alanlarında kullanılır.

 

Sparger synonyms : big, dispersant, spreading, dispersers, swag, drizzliest, large, walk, lurch, bigger, sower.

Sparger zıt anlamlı kelimeler, Sparger kelime anlamı

Small : Arka. Önemsiz. Sıradan. Alçak. Ufacık. Ufak. Fakir. Küçük küçük. Mütevazı. Basit.

Little : Önemsiz. Ufak. Hemen hemen hiç. Azıcık. Az. Be.az miktarda. Küçük. Cici. Ufak şey. Kısa.

Ride : Sataşmak. Gezinti. Bindirmek. Kafa bulmak. Karara bağlanmamış olmak. Binmek. Kayar gibi görünmek (ay, bulut vb). Taşımak (omuzunda vb). Geçmek (yol). Süzülmek.

Sparger ingilizce tanımı, definition of Sparger

Sparger kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A sprinkler. A vessel with a perforated cover, for sprinkling with a liquid.