Disusing türkçesi Disusing nedir

  • Kullanmamak.
  • Terketmek.
  • Bırakma.
  • Kullanılmazlık.
  • Kullanılmama.
  • Geçersizlik.
  • Kullanmayı bırakmak.
  • Kullanılmayış.

Disusing ingilizcede ne demek, Disusing nerede nasıl kullanılır?

Disuse : Kullanılmayış. Kullanmamak. Kullanılmama. Bırakma. Terketmek. Kullanmayı bırakmak. Geçersizlik. Kullanılmazlık.

Disuse atrophy : Kullanılmama atrofisi. İskelet kaslarında kullanılmamaya bağlı olarak oluşan küçülme, zayıflama veya dumura uğrama. sinir kökenli atrofiden farklı olarak ağrı duyusu kaybolmaz, hareketsizlik atrofisi.

Disused : Artık kullanılmayan. Vaktini doldurmuş. Eski. Demode. Kör (kuyu). Metruk. Terkedilmiş. Kullanılmayan.

Disuses : Geçersizlik. Kullanılmazlık. Terketmek. Kullanılmama. Bırakma. Kullanılmayış. Kullanmamak. Kullanmayı bırakmak.

Become rusty from disuse : Kullanılmamaktan veya bakımı yapılmamaktan dolayı oksitlenmek. Hamlanmak. Kullanılmaya kullanılmaya paslanmak. Kullanılmamaktan dolayı paslanmak. Alıştırmasız kalmak. Körelmek.

Disulfide : Disülfid. İki kükürtlü. Disülfür.

Disulfiram : Disülfiram. Aldehid dehidrojenaz enziminin baskılayıcısı olan bir madde. Disülfiramtetraetiltiüramdisülfür. Alkolikliğin tedavisinden kullanılan kimyasal bir madde.

Disulphide bond : Disülfit bağı. Proteinlerde iki sistein aminoasidinin tiyol grupları arasında oluşan s-s bağı, disülfür bağı.

 

Disulfate : Bisülfat. Disülfat.

Disulphide band : Disülfit bağı. Proteinlerde iki sistein amino asidinin sülfidril grupları arasında teşekkül eden s-s bağı.

İngilizce Disusing Türkçe anlamı, Disusing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Disusing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Informality : Kayıtdışılık. Resmi olmama. Merasimsizlik. Formaliteye uymama. Teklifsizlik.

Demised : Feragat etmek. Bırakmak. Vefat. Ölüm. İntikal. Devretme. Vasiyetle devretmek. Devir. Vefat etmek.

Demises : Bırakmak. İntikal. Vasiyetle devretmek. Devir. Feragat etmek. Devretme. Vefat etmek. Feragat. Vefat.

Loathsome : Nahoş. Nefret uyandıran. İğrenç. Bulandırıcı. Pis. Müstehcen. Müstekreh. Mide bulandırıcı. Tiksindirici. Menfur.

Loathly : İğrenç. Nefret uyandıran. Tiksindirici. Gönülsüzce.

Deserting : Taraf değiştirmek. Firar etmek. Kaçmak. Çöl. Issız. Bırakıp gitmek. Ayrılmak. Bırakmak. Yüzüstü bırakmak.

Abandoning : Terketme. Toplu firar.

Dismissal : Ciddiye almayı reddetme. Reddetme. Aklından çıkarma. Kovma. Düşünmeme. Görevden alma. İşten çıkarma. Af. Azat.

Demise : Vefat. Devretme. Feragat. İntikal. Ölüm. Bırakmak. Devir. Vasiyetle devretmek. Vefat etmek.

Distasteful : Hoşa gitmeyen. Antipatik. Tatsız. Nahoş. İğrenç.

Disusing synonyms : skanky, lost, inusitation, absquatulation, invalidity, bequeathal, ceded, desolating, dismissals, foul, voidableness, cede, desert, desolate, repellent, voidness, unsoundness, nullity, obsoleteness, disgustful, abeyance, yucky, dedition, abandonments, voids, demising, bequeathment, disengagement, abandonment, abeyances, cessions, repellant, offensive.

 

Disusing zıt anlamlı kelimeler, Disusing kelime anlamı

Inoffensive : Mazlum. Zararı dokunmayan. Tehlikesiz. Zararsız. Kendi halinde. İncitmeyen.

Found : Temel atmak. İnşa etmek. Kalıba dökmek. Desteklemek. Dökmek (demir). Eritmek. Dayanmak. Temelini atmak. Tesis etmek. Kurmak.