Dizziness türkçesi Dizziness nedir

Dizziness ile ilgili cümleler

English: Ali has been experiencing severe headaches and dizziness.
Turkish: Ali şiddetli baş ağrısı ve baş dönmesi yaşıyor.

Dizziness ingilizcede ne demek, Dizziness nerede nasıl kullanılır?

Dizzied : Başı dönen. Kuş beyinli. Sersem. Fırıl fırıl dönen. Sersemletici. Başını döndürmek. Hoppa. Sersemletmek. Aptalca.

Dizzier : Başı dönen. Sersem. Şaşkın. Baş döndürücü. Sersemlemiş. Kuş beyinli (argo terim). Fırıl fırıl dönen.

Dizzies : Fırıl fırıl dönen. Kuş beyinli. Başı dönen. Sersemletici. Sersem. Aptalca. Başını döndürmek. Sersemletmek. Hoppa.

Dizziest : Kuş beyinli (argo terim). Başı dönen. Sersemletici. Kuş beyinli. Baş döndürücü. Sersemletmek. Sersem. Aptalca. Sersemlemiş. Şaşkın.

Dizzily : Baş döndürücü bir şekilde. Aptalca.

İngilizce Dizziness Türkçe anlamı, Dizziness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dizziness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Stun : Şaşkına çevirmek. Sersemletmek. Şok. Afallatmak. Bayıltmak. -i çok şaşırtmak. Şaşırtmak. Şoke etmek. Şok etkisi yaratmak (birinde).

 

Blackout : Gizli tutma. Düşüp bayılmak. Karartma. Bayılmak. Elektrik kesintisi. Yayının kesilmesi. Kararm. Karartmak. Kararma. Kendinden geçme.

Vertigo : Kontrol kaybı. Vertigo. Denge kaybı ve göz kararmasının eşlik ettiği geçici sersemleme durumu. His yanılgısı. Oryantasyon kaybı.

Confusion : Karıştırma. Kargaşa. Karmaşa. Konfüzyon. Bir soru, bir sınar ya da bir anlatımda terimlerin bulanıklığından ya da öğelerinin düzensizliğinden doğan anlam ya da kavram kargaşası. Keşmekeş. İki markanın, birbirine ayırt edilemeyecek derecede benzemesi. Şaşkınlık. Kafa karışıklığı.

Wooziness : Zihin karışıklığı. Sersemleme durumu. Aklı karışıklık. Zayıflık. Sarhoşluk. Cılızlık.

Symptom : Semptom. Belirti. Arızanın belirlenmesi yardımcı olan belirti. Alamet. Sadece hasta tarafından hissedilen herhangi bir hastalık belirtisi veya göstergesi. kullanımı her ne kadar alışılagelmiş olmakla birlikte, veteriner hekimlik için uygun bir terim değildir, bk. klinik belirti. Bulgu. Araz. Belirtiler. Gösterge.

Stupors : Kendinden geçme. Uyuşuk hal. Bilinçsizlik. Sarhoşluk. Baygınlık. Stüpör. Stupor. Sarhoş hal.

Dazes : Hayret. Büyülemek. Göz kamaştırmak. Şaşırtmak. Serseme çevirmek. Sersem etmek. Kamaştırmak. Afallatmak. Sersemletmek.

Doziness : Anlayışsızlık. Uykululuk. Uyuşukluk. Uykulu olma.

Dizziness synonyms : vertigoes, dullness, grayout, giddiness, vertigines, daze, fuddles, stupor, stuns, fuddling, fuddle, swimming of the head, confusions, lightheadedness, dazedness, brainstorm, drabness, grayouts, blackouts, dazing, vertigos, stupefaction, drowsiness.

Dizziness ingilizce tanımı, definition of Dizziness

Dizziness kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Giddiness. A whirling sensation in the head. Vertigo.