Dna library türkçesi Dna library nedir

  • Hücrenin bütün genomunun dna parçalarını kapsayan kolleksiyon; bir hücre tipinde bulunan mrna kopyalarını ya da genellikle tam bir genomu kapsayan klonlanmış dna parçaları koleksiyonu. genom kütüphanesi.
  • Bir hücre tipinde bulunan mrna kopyalarını veya genellikle tam bir genomu kapsayan klonlanmış dna parçaları, genom kütüphanesi.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Dna kütüphanesi.

Dna library ingilizcede ne demek, Dna library nerede nasıl kullanılır?

Dna : Deoksiribonükleik asit.

Library : Bir bilgisayar dizgesinde kullanıma hazır biçimde tutulan izlence ve yordamlar yopluluğu. kitaplık sözcüğü de kullanılır. Kütüphane binası. Kitaplık. Çalışma odası. Kütüphane. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Belgelik. Kitabevi. Kitap satılan yer. Yordamlık.

Dna binding protein : Replikasyon çatalında dna tek zincirlerine bağlanarak yeniden çift sarmal yapının oluşmasını engelleyen proteinler. Dna-bağlayıcı protein.

Dna cloning : İstenilen bir dna parçasının bir vektöre yerleştirilmesiyle oluşan rekombinant dna’nın konak organizma içine aktarılması, dna klonlanması, klonlama. Dna klonlaması. Dna klonlanması. Gen klonlaması. Gen klonlanması.

Dna dependent rna polymerase : Dnaya bağımlı rna polimeraz. Dna kalıbından rna’yı oluşturan enzim.

 

Dna diagnosis : Bir hastalık geninin varlığını belirlemek için moleküler biyoloji yöntemleriyle dna polimorfizmini gösterme. Dna tanısı.

Dna fingerprinting : Her insanın kendine özgü olan genomu içindeki oldukça değişken bazı tekrarlanan dna dizilerinin restriksiyon analizleri ile elde edilen dna parça kalıpları. her birey için tek olan dna parmak izi ile aile ilişkilerinin, kişiliğin tanımlanması metodu. Dna parmak izi.

İngilizce Dna library Türkçe anlamı, Dna library eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dna library ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Aardvark : Karınca yiyen. Yerdomuzu. Yer domuzu. Borudişli. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

 

Aardvarks : Yerdomuzu. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yer domuzugiller.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

A cells : Alfa hücreleri. A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

Dna library synonyms : aardwolf, a site, genom library, abiotic environment, a protein, abductor muscle, acacia.