Dolor türkçesi Dolor nedir

Dolor ile ilgili cümleler

English: Dolores has four sisters.
Turkish: Dolores'in dört bacısı var.

Dolor ingilizcede ne demek, Dolor nerede nasıl kullanılır?

Dolores : Kadın ismi. Kolorado eyaletinde şehir.

Dolorific : Dolorifik. Ağrılı.

Dolorimetry : Dolorimetri. Isının neden olduğu ağrının hassasiyetinin ölçülmesi ile ilgili.

Doloroso : Kederli. Acıklı.

Dolorous : Kederli. Elemli. Acıklı. Hazin. Üzücü. Dolorus. Efkarlı. Elem veren. Ağrılı.

Dolors : Sızı. Dolor. Dert. Elem. Keder.

Dolorously : Acı çekerek. Üzücü bir şekilde. Kederli bir şekilde. Hüzünle. Kederle. Acı içinde. Efkarlı bir şekilde.

Adiposis dolorosa : Dokunuşa duyarlı olan ağrılı bölgesel yağ kitleleri ile tanımlanan hastalık (karın boşluğu veya ekstermitelerde). Lipmatoz. Adiposis tuberosa simplex. (tıp veya medikal terimi) anders hastalığı.

Dolomite : Dolomit. Kalsiyum ve magnezyumlu taş. Beyaz mermer. Kimya, jeoloji alanlarında kullanılır. Dolomi. Magnezyum elde etmek ve ateşe dayanıklı tuğla yapmak için kullanılan, kalsiyum ve magnezyum karbonatların doğal bir karışımı. Kalsiyum ve magnezyum asit karbon tuzlarından bileşik bir kayaç. Alabama eyaletinde şehir. Dolomit tıkız.

Via dolorosa : Acı. İşkence veya ızdırap yolu. İsa'nın çarmıha gerildiği yere kadar yürüdüğü yol. Kudüs'ün eski şehir'inde hz. isa'nın çarmıha gerilerek sürüklendiğine inanılan sokak (hristiyanlık).

 

İngilizce Dolor Türkçe anlamı, Dolor eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dolor ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Heartbreak : Istırap. Acı. Gönül yarası. Kalp yarası. Büyük acı. Hicran yarası. Kalp kırıklığı. Derin üzüntü.

Dejection : Dejeksiyon. Hüzün. Keyifsizlik. Kaka. Neşesizlik. Büyük aptes. Bok. Moral bozukluğu. Dışkı.

Bores : Yüksek dalga. Sıkıntı. Sonda. Çap (mermi). Bela. Sıkıcı tip. Kalibre. Kuyu. Sıkıcı şey. Oyu.

Chagrin : Can sıkmak. Utandırmak. Üzüntü. Gücenmek. Ümidini kırmak. Üzülmek. Gücendirmek. İç sıkıntısı. Rezil etmek.

Ache : Acımak. Sızlamak. Ağrı. Acı. Sancı. Sancımak. Merkezi sinir sistemi, otonom gangliyonlardaki sinapslar, alyuvarlar ve kolinerjik sinirlerin uyardığı tüm postsinaptik zarlarda bulunan, asetilkolini kolin ve asetata parçalayan hidrolaz sınıfından bir enzim, kolin esteraz. Ağrımak.

Bore : Kalibre. Usanç vermek. Sıkıntı. Usandırmak. Sıkmak. Canını sıkmak. Sıkıcı şey. Yüksek dalga. Bunaltmak. Kuyu.

Smart : Acıtan. Kırılmak. Zeki. Üzülmek. Şiddetli. İncinmek. Ağrımak. Kurnaz. Keskin. Canı yanmak.

Grief : Istırap. Meyus. Acı. Koyuntu. Tasa. Üzüntü. Gam. Felaket.

Discomfort : Rahatsızlık veren şey. Sıkıntı. Rahatını kaçırmak. Keyfini kaçırmak. Sıkıntı vermek. Üzmek. Ağrı. Rahatsızlık. Bozmak. Rahatsız etmek.

Anguishing : Şiddetli acı. Acı. Manevi ıstırap. Istırap. Izdırap. Eza. Yeis. İçdaralması.

 

Dolor synonyms : brokenheartedness, anguish, blues, bother, pangs, desponded, sufferings, suffering, complaint, botheration, panging, heartache, dolour, afflictions, dolors, banes, anguishes, desponds, woe, dejections, disutility, despond, disease, pain, complaints, throes, doldrums, twinge, ached, dolours, mental anguish, tingles, pang.

Dolor ingilizce tanımı, definition of Dolor

Dolor kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Anguish. Distress. Pain. Grief.