Bores türkçesi Bores nedir

Bores ile ilgili cümleler

English: He bores me.
Turkish: O beni sıkıyor.

English: Jale bores me.
Turkish: Jale canımı sıkıyor.

English: This novel bores me.
Turkish: Bu roman beni sıkıyor.

English: Jack bores me with stories about his trip.
Turkish: Jack gezisi hakkındaki hikayeleri ile beni sıkıyor.

English: Ali bores me.
Turkish: Ali canımı sıkıyor.

Bores ingilizcede ne demek, Bores nerede nasıl kullanılır?

Boresight : Nişan kontrol aleti. Nişan hattı kontrol tertibatı. Nişan kontrol tertibatı.

Arborescence : Ağaç şekli. Minerallerde veya kristalleşmelerde ağaca benzeme durumu. Ağaca benzemek. Ağaç gibi olma durumu. Ağaca benzeme.

Arborescent : Ağaca benzeyen. Ağaç biçiminde. Ağaç biçimli. Ağaç gibi. Arboresan. Ağaçsı.

Arborescent shrub : Ağaçsı çalı. Ağaçsı funda.

Hellebores : Marulcuk. Çöpleme. Karacaot.

Bearing bore : Yatak iç çapı.

Check bore hole : Kontrol sondajı.

Bore bit : Matkap ucu. Taş delecek kalem.

Bore hole : Sondaj deliği.

Bore a hole : Delik delmek.

İngilizce Bores Türkçe anlamı, Bores eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bores ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Gauges : Kriter. Kapsam. Hacim. Kıstas. Ayar. Ölçme aleti. Ölçü.

Bother : Dert vermek. Takmak. Üzülmek. Daraltmak. Sıkıntı vermek. Musallat olmak. Zahmet. Canını sıkmak. Can sıkmak. Sinir etmek.

Agitations : Çalkantı. Galeyan. Çalkama. Endişe. Kışkırtıcılık. Tahrik. Heyecan. Çalkalanma. Gerginlik. Sallama.

Cavities : Kovuk. Boşluk. Oyuk. Çürük. Çukur.

Botheration : Hay allah. Rahatsız etme. Tüh. Üzüntü. Tüh!. Hay allah!.

Caliber : Ölçü. Yetenek. Kabiliyet. Kapasite. Çap. Kalite.

Deadheads : Kuruyan çiçekleri toplamak. Boş kalkan otobüs. Giriş kartı sahibi. (çiçek) ölü başları temizlemek. Bir yere giriş parası vermeden giren kimse. Dalkavuk. Başarısız kimse. Bedavacı. Yağcı.

Cornballs : Cornball. Aptal veya komik kişi (argo terim). Şapşal. Tatlımsı patlamış mısır topu.

Oil wells : Yağ çukurları. Petrol depolama rezervuarı. Petrol kuyusu. Yeryağı kuyusu.

Coalpits : Kömür ocağı.

Bores synonyms : counter drill, calamity, calibres, disaster, blowouts, eyehole, searchers, cavity, bored, nuisance, cankerworms, cannulas, cavum, cankerworm, catheters, bore, cannulae, angsts, banes, pits, annoyance, draw well, blowout, oil well, wellholes, bougie, annoyances, gauged, eyeholes, afflictions, boring, destruction, prob.

Bores zıt anlamlı kelimeler, Bores kelime anlamı

Interest : Çıkar. Dikkatini çekmek. Ödünç verdiği paradan ötürü alacaklının borçludan sağlayacağı gelir. İkna etmek. Ürem. İlgi. İstek uyandırmak. Menfaat. Bireylerin, toplumsal kümelerin ve tarihsel toplulukların özdeksel ve tinsel gereksinmelerini karşılayacağına inandıkları kişi ya da şeylerle ilişkisi; bireylerin, bu gereksinmelerini yansıtan amaçlı düşünce ve eylem yönelimleri. Üretim faktörlerinden sermayenin getirisi. fon istem ve sunumunun karşılaşması sonucu oluşmuş fon fiyatı.

Rested : Dinlenmiş.