Gauges türkçesi Gauges nedir

Gauges ingilizcede ne demek, Gauges nerede nasıl kullanılır?

Gauge door : Ayarlı kapı.

Gauge glass : Düzey göstergesi. Tesviye şişesi. Gösterge camı. Gösterge cam.

Gauge pressure : Üst basınç. Gösterge basıncı. Göreli basınç. Geyiç basıncı. Manometre basıncı. Atmosfer basıncı üzerindeki basınç.

Gauge rod : Mastar çubuğu. Ölçü çubuğu. Ölçme çubuğu. Ray açıklık mastarı.

Gauge stick : Ölçme çubuğu. Boy mastarı. Ölçü çubuğu. Mastar.

Wide gauge film : Geniş film. Eni, ölçün filmin eninden, yani 35 mm'den daha büyük filmlerin genel adı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Gauge tube : Ölçme borusu.

Narrow gauge cine camera : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Özenci alıcısı. Dar film kamerası. Dar filmleri kullanan, ufak, hafif, kolayca çalıştırılabilen alıcı çeşidi. Amatör kamerası.

Angle gauge : Açı ölçer.

Narrow gauge projector : Amatör projeksiyon makinesi. Dar filmlerin gösteriminde, özellikle evlerde kullanılan gösterici çeşidi. Özenci göstericisi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

İngilizce Gauges Türkçe anlamı, Gauges eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gauges ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Admeasurement : Dağıtım. Ölçme. Paylaştırma. Boyut. Ölçüm. Hisse tayin etme.

Bulks : Geniş vücut. Şişirmek. Şişmek. Büyütmek. Eşya. Genişlemek. Yük. Cüsse. Ekseriyet.

Adjustment : Uydurma. Düzeltme. Alışma. İntibak. Tashih. Uyum. Güvence tanıtlama belgesi. Tasfiye. Adaptasyon.

Cipher : Aritmetik yapmak. Sıfır. Parola. Şifrelemek. Günümüz rakamları. Hiç olan şey. Hiç. Hesaplamak. Şifre.

Gauged : Ölçmek. Değer biçmek. Ölçülmüş. Tartmak. Hassas ölçülü. Ayarını hesaplamak.

Judge : Değer biçmek. Anlam çıkarmak. Yargıç. Hakemlik etmek. Hüküm vermek. Karara varmak. Atletizm, hukuk, eskrim alanlarında kullanılır. Hükme bağlamak. Değerlendirmek. Kılıçoyunu yarışmalarında, başyargıcıya yardımcı olan dört yargıcıdan her biri.

Tests : Tahlil. Sınav. Sert kabuk (böcek vb.). Test. Miyar. Denetim. Deney. Deneme. Maden eritme potası.

Approximate : -e yakın olmak. Yaklaşık olarak değerlendirmek. Hemen hemen doğru ama tam değil. Andırmak. Çok yaklaşmak. Yaklaşmak. Yaklaştırmak. Yakınlaşmak. Tahmin etmek.

Cypher : Önemsiz şey. Sıfır. Açarsöz. Bkz.cipher. Şifre.

Place : Ev. İş. Basamak. Sorumluluk. Yazdırmak. Mahal. Yerleşim yeri. Bir cismin durduğu, bulunduğu nokta ya da yüzey parçası. Mevki. Yerleştirmek.

Gauges synonyms : misgauge, lowball, mod con, gizmo, widget, dimension, bore, gauge, contraption, reckon, accuracies, carat, guesstimate, injector, count, measuring apparatus, quantize, extents, set, calibers, underestimate, quantise, volume, measuring device, denominations, enclosure, contextual mea ning, compass, device, accuracy, appliance, bench mark, cubing.

Gauges zıt anlamlı kelimeler, Gauges kelime anlamı

Undercharge : Değerinden az fiyat. Gerekenden az para istemek. Gerekenden düşük fiyatta teklif etmek. İyi doldurmamak. Değerinden az para istemek. Değerinden az fiyat istemek. Gerekenden düşük fiyat vermek. Az para almak. Gerekenden eksik para istemek. Gerekenden az almak.