Dombu nedir, Dombu ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Tahtadan yapılmış üstü kapalı, emzikli su kabı.

Dombu anlamı, kısaca tanımı

Dombul : Omuz. Suyun ayrıldığı ana bent

Dombul dombul : Yavaş yavaş yürümeyi anlatır.

Dombulcak : Tomurcuk.

Dombuluş : Altı aylığa kadar deve yavrusuna verilen ad.

Domburcuk : Tomurcuk.

Domburdadan : Yellenen kişi.

Dombuz : Yumruk.

Üstü kapalı : Açık ve kesin olmayan. Açık ve kesin olmayan bir biçimde.

Kapalı e : Boğumlanma noktası i ve e ünlüleri arasında bulunan e sesi (ė). Ön ya da iç seslerde olmak üzere hep kök hecede bulunur: ėrken, ėrkenden, yėdi, gėce, ėtmek, vėrmek, yėmek, dėmek, yėtişmek, yėl, yėle vb.

Emzikli : Emziği olan. Çocuğunu emziren (kadın).

Su kabı : Su koymaya yarayan kap.

Kapalı : Kapanmış olan, açılmamış, açık karşıtı. Açık ve kesin söz kullanmadan söylenen, müphem. İçe dönük yaradılışta olan. Dış çevreyle ilişki içerisinde olmayan. Geçilmez durumda olan. Açık olmayan (giyecek). Bulutlu, karanlık (hava). Çalışma süresi sona ermiş (iş yeri). Başı örtülü (kadın). Gizli, saklı.

Tahta : Çeşitli işlerde kullanılmak üzere düz, enlice, uzun ve az kalın biçimde işlenmiş ağaç parçası. Bu ağaçtan yapılmış. Çimlenen tohumlar için bahçede hazırlanan uzun tarh. Bu malzemeden oluşmuş yüzey, döşeme, ağaç. Sebze bahçelerinde ayrılan küçük yer. Kara tahta.

 

Emzik : Süt çocuklarını oyalamak için ağızlarına verilen kauçuk meme. Sigara ağızlığı. İbrik, çaydanlık, testi vb. kapların, suyu azar azar akıtmaya yarayan içi delik uzantısı, ibik. Beslemek için süt çocuklarına meme yerine emdirilen ağzı kauçuklu süt şişesi, biberon.

Kabı : Kapı.

Taht : Hükümdarların oturduğu büyük, süslü koltuk. Hükümdarlık makamı, hükümdarlık.

Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.

Su : Hidrojenle oksijenden oluşan, sıvı durumunda bulunan, renksiz, kokusuz, tatsız madde, ab. Meyve, sebze vb.nin sıkılmasıyla elde edilen sıvı. Bazı kokulu yaprak veya çiçeklerin imbikten çekilmesiyle elde edilen kokulu sıvı. Kez. Sutaş. Yemeğin sıvı bölümü. Demir araçları ateşte kızdırdıktan sonra, suya daldırılarak sağlanılan sertlik. Bu sıvıdan oluşan kitle, deniz, akarsu.

Diğer dillerde Domates posası anlamı nedir?

İngilizce'de Domates posası ne demek ? : tomato pulp