Donee türkçesi Donee nedir

  • Bağışlanan kimse.
  • Bağış alan kişi.
  • Bağışta bulunulan kurum.
  • Yardım alan.
  • Bağışlanan.
  • Bağışta bulunan kimse.
  • Bağış yapılan kimse.
  • Bağışlayan.
  • Bağış alan.
  • Yardım alan kimse.
  • Kendisine bağışta bulunulan kimse.

Donee ingilizcede ne demek, Donee nerede nasıl kullanılır?

Donees : Bağışlayan. Bağış alan. Kendisine bağışta bulunulan kimse. Bağış yapılan kimse. Bağışlanan kimse. Yardım alan kimse. Yardım alan. Bağışta bulunulan kurum. Bağışta bulunan kimse. Bağışlanan.

Done brown : Tastamam kazıklanmış. Tamamen aldatılmış veya kandırılmış. Sömürülmüş.

Done for : Yaralanmış. Bitkin. Yenilmiş. Yorgun argın. Bitik. Harap edilmiş. Ölmekte olan. Devam edemeyecek durumda.

Done in : Yorgun düşmüş. Bitkin düşmüş. Takati kalmamış.

Done to a turn : Mükemmel bir şekilde pişmiş. Kıvamında pişmiş. Tam kararında pişmiş.

Done up : İliklemek. Tamir etmek. Fermuarını çekmek. Sarmak. Güzelleştirmek. Yormak. Bağlamak. Paketlemek.

Have done with : Usanmak. Son vermek. Artık istememek. Katlanamamak. Bıkmak. İşi tamamlamak. İle işi kalmamak. Bitirmek.

Be done for : Hapı yutmak. Yanmak.

Done without intention : İstemeden yapılmış.

Hard done by : Haksızlığa uğramış.

İngilizce Donee Türkçe anlamı, Donee eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Donee ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Grantees : İmtiyaz sahibi. Bağış yapılan kişi. Hibe alan. Burs verilen kişi. Burslu öğrenci. Devralan. Hibe alan kimse. Malı veya hizmeti devralan kişi ya da kurum. Temellük eden.

Donors : Veren kimse. Kan veren kimse. Bağışta bulunanlar. Verici.

Atoner : Mazur gören. Islahta bulunan (genellikle işlenen günahlar için). Düzeltme yapan. Telafi eden. Affeden.

Donators : Bağış sahibi. Bağışcı. Hibede bulunan. Bağışlayan kimse. Bağışçı. Veren kimse. Hibe eden. Bağış yapan kimse.

Accommodators : Ev sahibi. Sağlayıcı. Yiyecek veya konukseverlik sağlayan kimse. Konakçı. Veren.

Atoners : Telafi eden. Mazur gören. Affeden. Islahta bulunan (genellikle işlenen günahlar için). Düzeltme yapan.

Accommodator : Sağlayıcı. Konakçı. Ev sahibi. Veren. Yiyecek veya konukseverlik sağlayan kimse.

Donor : Verici. Donör. Kan veren kimse. Organ bağışlayan kimse. Veren kimse. Bir tepkimede proton, elektron vb. başka tepkene veren tepken. Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Vekalet veren. Bağışçı.

Beneficiary : Kar eden kimse. Elde eden kimse. Lehtar. Yararlanan. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Güvence ödeği, belgit ve benzeri değerlerden yararlanan kişi. herhangi bir nedenle başkasının iyeliğinde ve elinde bulunan nesnenin iyesi. bir hak, ayrıcalık ya da yarar iyesi. kendi yararı için üçüncü bir kişiye taşınır ya da taşınmaz malını veren ya da iyelendiren kişi. Faydalanıcı. Varis. Hak sahibi. Lehdar.

Donee synonyms : co beneficiary, donees, legatee, devisee, recipient, bestower, pensionary, forgiving, receiver, backed up, absolvers, open handed, bestowed, bequeather, subscriber, pensioner, donatee, grantee, donator.

Donee ingilizce tanımı, definition of Donee

Donee kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The person to whom a gift or donation is made.