Donkeyman türkçesi Donkeyman nedir

  • Makine lostromosu.

Donkeyman ingilizcede ne demek, Donkeyman nerede nasıl kullanılır?

Donkey boiler : Yardımcı kazan.

Donkey engine : Yardımcı motor. Jeneratör. Yardımcı buhar makinesi.

Donkey jacket : Kalın ve hava geçirmez ceket. Kaban. Kısa kalın ceket.

Donkey pump : Donki tulumbası. Yardımcı buhar makinesi. Donki.

Donkey work : Angarya. Ağır ve sıkıcı iş. Zor ve sıkıcı iş. Ayak işi. Ağır ve zahmetli iş. İşin zor kısmı.

Donkey : Merkep. Eşek. Yedek. Yardımcı. Yardımcı buhar makinesi. Marsıvan eşeği.

Female donkey : Kısrak. Küçük ispanyol atı. Dişi eşşek.

Donkeys years : Uzun süre. Uzun yıllar. Sittinsene.

Donkeys : Merkep. Yardımcı buhar makinesi. Yedek. Eşek. Marsıvan eşeği. Yardımcı.

Edonkey : Yazılım müzik ve film paylaşımına olanak sağlayan bir dosya paylaşım ağı.

İngilizce Donkeyman Türkçe anlamı, Donkeyman eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Donkeyman ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Principal : Fail. Başlıca. Ana. Başkan. Anapara. Yönetici. Belli başlı. Bir iş sözleşmesine dayanarak herhangi bir işte ücret karşılığı işçi çalıştıran tüzel ya da gerçek kişi. İşveren.

City man : İşadamı. Ticaretle uğraşan.

Dealer : Tacir. Tüccar. Kağıt dağıtan kimse. İskambil kağıtlarını dağıtan kimse. Dağıtıcı. Ticaretini yapan kimse (belirli bir şeyin). Borsada kendi hesabına işlem yapan kimse. Bazı malları satma izni olan kişi ya da kuruluş. Satıcı.

 

Capitalist : Sermayedar. Sermaye sahibi. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Üretim araçlarının mülkiyetini elinde bulunduran kişi. bir ticari veya sınai işletme kurmak veya var olan bir işletmeyi geliştirmek, genişletmek veya yenilemek için gerekli sermayeyi sağlayan kişi. kapitalist sistemi benimseyen ve savunan kişi. Tecimsel bir girişime katılmak üzere elinde yatırım yapılabilecek nitelikte parası olan kişi. Anamalcı. Kapitalist. Sermayeci.

Banker : Kumarda kasa alan. Banker. Banka sahibi kişi. bankaların dışında, yasal olarak para, altın, döviz ve taşınır değer gibi varlıkların alım satımıyla uğraşan kişi. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Kasa. Banka. Bankacı. Bahisçinin garanti alacağını düşündüğü bir maç. Sarraf. Banka yatırımları ve saygınlık işlemleri dışında belirli bir alanda banka işlemleri yapan kişi. para ve para karşılığı alınıp verilen tecimsel belgitlerin tecimi ile uğraşan kişi.

Financier : Yatırımcı. Finansör. Sermaye sahibi. Anamalcı. Banker. Sermayedar. Yatırım finansmanı uzmanı. Paraya ilişkin işleri yöneten. anamal işlemleriyle uğraşan kişi. devletin para işleri örgütünde çalışan kişi. Finansçı. Finanse etmek.