Doorbell türkçesi Doorbell nedir

Doorbell ile ilgili cümleler

English: I had just finished eating lunch when my doorbell rang.
Turkish: Kapızilim çaldığında öğle yemeğini yemeyi az önce bitirmiştim.

English: I heard the doorbell ring. Go and see who it is.
Turkish: Kapının çaldığını duydum. Git ve kim olduğuna bak.

English: I was in the basement when the doorbell rang, so I didn't hear it.
Turkish: Kapı zili çaldığında bodrumdaydım, bu yüzden onu duymadım.

English: I heard the front doorbell ring.
Turkish: Ön kapı zilinin çaldığını duydum.

English: Ali pressed the doorbell three more times.
Turkish: Ali üç kez daha kapı ziline bastı.

Doorbell ingilizcede ne demek, Doorbell nerede nasıl kullanılır?

Doorbells : Miktar. Kapı zili. Zil.

Door bell : Kapı zili. Bir binanın girişinde bulunan ve ziyaretçilerin geldiklerini duyurmak için kullandıkları zil.

Door case : Kapı pervazı. Kapı kasası. Kapı çerçevesi.

Door casing : Kapı kasası.

Door chain : Güvenlik zinciri. Kapı zinciri.

Door frame : Kapı pervazı. Söve taşı. Kasa. Söve. Dikdörtgen şeklindeki kapı çerçevesi. Kapı kasası. Kapı çerçevesi parçası. Kapı çerçevesi.

Door knocker : Bir kapıya ilişik olan ve kapının çalınması için kullanılan süslü araç veya hareketli düğme. Kapı tokmağı.

 

Door jamb : Kapı sövesi.

Door check : Karşılık laması. Kapı otomatiği. Kapı kapatıcısı. Bir kapının kapanmasını yavaşlatarak çarpılmasına engel olan hidrolik veya hava basınçlı araç. Kapı zembereği.

Door key child : Anne babası çalışan çocuk.

İngilizce Doorbell Türkçe anlamı, Doorbell eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Doorbell ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Deal : İş yapmak. Kağıt dağıtmak. Oyun kağıdı dağıtmak. Ele almak. Değinmek. İlgilenmek. Dağıtmak. Uğraşmak. (bir sorunla) ilgilenmek. Oyun kağıtlarını dağıtma.

Push button : Basma düğme. Zil düğmesi. Çıngı düğmesi. Açma düğmesi. Düğme. Elektrik düğmesi. Basmalı anahtar. Tuş. Buton. Basmalı düğme.

Cymbals : Simbal. Çimbalo. Pirinçten yapışmış kıvrımlı disk şeklindeki vurmalı çalgı. Büyük zil. Çalgı zili.

Push : Devam etmek. İtiş. Gayret. Hücum. Çaba. Baskı yapmak. Güç. İşten kovulma. Enerji. Kakma.

Dosed : Cinsel hastalık kapma. Düze. Belli ölçüde ilaç vermek. Bir parça. Doz. Şaraba alkol katmak. Dozunu ayarlamak. Dozlamak. Belirli bir dozda ilaç.

Bit : Bilgisayar, bilişim, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Önemsiz. Bit (bilişim veya bilgisayar terimi). Nebze. Balta ağzı. İkil. Eksik etek. Gemlemek. Keser ucu.

Button : Sır vermemek. Tomurcuk. Düğme. Sayı. Tuş. Düğmelemek. Düğmelenmek. Bilgisayar, eskrim alanlarında kullanılır. İliklemek. Namlu düğmesi.

Buzzer : Vızlarzil. Vibratör. Elektrik zili. Vızıldayan böcek. Vızıldayan alet. Dızlama ile çalan saat. İstim düdüğü. Vızıltılı elektrik zili. Sinyal.

 

Dose : Dozunu ayarlamak. Doz. Bir defada verilen ilaç miktarı. Belli bir dozda ilaç vermek. Cinsel hastalık kapma. Belirli bir dozda ilaç. Belli ölçüde ilaç vermek. Bir parça.

Bell : Korol. Dalgıç hücresi. Çıngırak. Muf. Taçyapraklar. Çan. Kırdöküm pissu borusunun ağzındaki çanak biçimli bölüm. Çan gibi genişlemek.

Doorbell synonyms : night bell, gonged, cymbal, door bell, bodying, gonging, gaging, gongs, abundances, gage, amounts, extent, feck, handbell, doorbells, amount, gong, abundance, body.