Dosage türkçesi Dosage nedir

  • Dozlama.
  • Düzem.
  • Bir kerede verilen ilaç.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Dozaj.
  • Azıcık şey.
  • Bir parça.
  • Doz.
  • Doz ayarlama.
  • Bir organizmaya uygulanan madde miktarının zamanla birlikte ifade edildiği doz.
  • Tür, yaş ve sağlık durumuna göre ilaçların tedavi dozunun ve uygulama biçiminin belirlenmesi.
  • Karıştırma oranı.

Dosage ingilizcede ne demek, Dosage nerede nasıl kullanılır?

Dosages : Bir parça. Doz ayarlama. Doz. Azıcık şey. Dozaj.

Overdosage : Surdozaj. Doz aşımı. Aşırı doz. Aşırı doz verme.

Endosalpingitis : Endosalpingitis. Endosalpenjit. Yumurta kanalının mukoza katının yangısı.

Endosarc : Endosark. Protozoonlarda stoplazmanın iç tabakası. Protozoonlarda sitoplazmanın iç tabakası.

Panarteritis nodosa : Poliarteritis nodoza. Panarteritis nodoza.

Periarteritis nodosa : Periarteritis nodoza. Poliarteritis nodoza.

Rhabdosarcoma : Rabdomiyosarkom.

Dos protected mode interface : Dos korumalı mod arabirimi. Dpmı. Her program için ayrılmış belirli miktarda hafıza olduğu için aralarında karışma ya da kesişme olmadan aynı anda kullanılabilmesini sağlayan dos arabirimi.

Polyarteritis nodosa : Poliarteritis nodoza. Tüm vücuttaki küçük ve orta boy müsküler atardamarların özellikle dallanma noktalarında damar duvarlarında nekroz, yangı ve nodüler kalınlaşmalar ve buna bağlı infarktüslerle belirgin, bazı bakteriyel ve viral enfeksiyonları takiben ikincil olarak oluşan otoimmün hastalık, panarteritis nodoza, periarteritis nodoza, kusmaul, hastalığı, kusmaull-maier hastalığı.

 

Dos extender : Dos genişleticisi. Dis genişleticisi.

İngilizce Dosage Türkçe anlamı, Dosage eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dosage ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abattoir : Salhane. Kesimevi. Mezbaha. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi.

Abdominal ovariectomy : Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma. Abdominal ovaryektomi.

A trifle : Biraz. Azıcık. Oldukça. Bir dereceye kadar. Epey.

Booster shot : Bağışıklık artırıcı aşı. Ek aşı. Aşı rapeli. Rapel aşı. Aşı.

Dollops : İlaç. Yığın. Parça. Bir parça veya top (dondurma). Topak. Azıcık.

Pill : Toz veya yarı katı durumdaki ilaçların bağlayıcı maddelerle karıştırılıp hamur haline getirildikten sonra yuvarlak, oval, silindirik, küre vb. biçimlere sokulmasıyla hazırlanan hamur kıvamında bir ilaç biçimi, pil, pilul. İlaç. Hap veya ilaç vermek. Top (argo sözcük). İzmarit. Gıcık kimse. Kıl. Pil. Hapa dönüştürmek.

A bit of a : Oldukça. Birazcık.

Dollop : Bir parça veya top (dondurma). Parça. İlaç. Azıcık. Topak. Yığın.

Driblet : Damla. Parça. Nebze. Az miktar. Küçük bir miktar. Çok az miktar.

Abaxial : Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Aks kemiği dışında. Eksenden uzak, eksen dışı. Abaksiyal. Eksendışı. Eksenden uzak. Eksen dışı.

Dosage synonyms : recall dose, indefinite quantity, medicinal drug, a dna, a c syndrom, tab, a crochordon, dosages, a little bit, a piece of, a bit, abamectin, proportioning, percentage, doses, dosed, medicine, farthings, abdominal distention, a modicum of, a band, abdominal fat necrosis, dosing, dose, a amplitude mod, farthing, a clay, regimen, lethal dose, a bar of, lozenge, medication, booster dose.

 

Dosage ingilizce tanımı, definition of Dosage

Dosage kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Specif., a scheme or system of grading doses of medicine according to age, etc. The administration of medicine in doses.