Doubtfulness türkçesi Doubtfulness nedir

Doubtfulness ingilizcede ne demek, Doubtfulness nerede nasıl kullanılır?

Doubtful account : Şüpheli hesap.

Doubtful debt : Şüpheli borçlar. Tahsili şüpheli borçlar. Bir şirkete borçlu olunan ancak ödemesi şüpheli olan para miktarı (muhasebe). Kuşkulu alacak. Şüpheli borç. Şüpheli alacaklar. Önelleri gelmiş çeşitli nedenlerle ödenememiş olan borçlar.

Doubtful debts : Bir şirkete borçlu olunan ancak ödemesi şüpheli olan para miktarı (muhasebe). Şüpheli alacaklar. Şüpheli borçlar. Kuşkulu alacaklar. Yargı ya da yürütme döneminde bulunan anlaşmazlıklı alacaklar. öneli üç kere uzatıldığı halde alımı sağlanamayan belgitli alacaklar. yapılan yazılı uyarılara karşı borçlusunca ödenmeyen belgitsiz alacaklar. veresiye üzerine alıcıyla geniş ölçüde işlem yapan satıcının yıllık sayışımlarında kuşkulu bulduğu alacaklar. Tahsili şüpheli borçlar.

Doubtful diagnosis : Kuşkulu tanı. Kesin tanı konulamayan olaylarda başvurulan bir tanı yöntemi, olasılıklı tanı.

Be doubtful of : Şüphelenmek. Kuşkuya düşmek. Kuşku duymak.

Doubtfully : Tedirgin olarak. Tereddüdle. Kuşkuyla. Tereddütle. Şüpheyle.

Doubtful : Sonucu kuşkulu. Kuşkulandıran. Güvenilmez. Kuşkulu. Şüpheli. Mütereddit. Kararsız. Tedirgin. Kuşku uyandıran. Kesin olmayan.

 

Be doubtful : Kuşkulanmak.

İngilizce Doubtfulness Türkçe anlamı, Doubtfulness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Doubtfulness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Unlikelihood : Olası olmama. Olasısızlık. Beklenmezlik. İhtimalsizlik.

Mistrust : Sıtkı sıyrılmak. Şüphe. Güvenmemek. İtimatsızlık. İtimat etmemek. Sorumsuz alan taramaları nedeniyle kamuoyunda bilimsel araştırma ve yoklamalara karşı duyulan güvenin sarsılması. Güvensizlik. Sıdkı sıyrılmak. Kuşku. Şüphe etmek.

Apprehensiveness : Vesvese. Endişe. Endişelililik. Hassasiyet. Kaygılı olma eğilimi. Akıllılık. Anlayış. Sinirlilik.

Peradventure : Olur ya. Ola ki. Tahmin. Belki. Muhtemelen. Şüphe. Şayet. Kazara. Olabilir.

Leeriness : Güvensizlik. İtimatsızlık. İhtiyat. Sakınma. Şüphe.

Fluctuation : Tereddüd. Azalıp çoğalma. İnip çıkma. Bocalama. Tereddüt. Dalgalanma. Sendeleme. Bir dizgenin durumunu belirleyen değişkenlerin denge konumundan sapma göstermeleri. Değişme.

Reservation : Rezervasyon. Kızılderililer için ayrılmış arazi. Kuşku. Ayrılmış bölge. Kayıt. Ön koşul. Şart. Yer ayırtma. Doğal koruma alanı. Yer ayırtımı.

Changeability : İstikrarsızlık. Değişebilirlik. Değişkenlik.

Doubt : Şüphelenmek. Kuşkulanmak. -den kuşkulanmak. Şüphe. Şüphe etmek. İkna olmamak. Emin olmamak. Kuşku. Kararsız olmak. Çekinmek.

Suspicion : İtimatsızlık. Kuşku. Belli belirsiz şey. İşkil. Şüphelenme. Vehim. Şüphe. İpucu. Damla. Zerre.

Doubtfulness synonyms : mental rejection, skepticism, cognitive state, snit, flightiness, uneasiness, incredulity, cloudiness, dubiety, precariousness, drabness, dreaminess, unrests, irresolution, snits, arriere pensee, edginess, darks, dubiousness, darkness, unlikeliness, ambiguities, amphiboly, dimness, bedevilment, ambivalence, anxiousness, distrust, mental reservation, distrustfulness, equivocalities, uncertainty, question.

 

Doubtfulness zıt anlamlı kelimeler, Doubtfulness kelime anlamı

Certainty : Katiyet. Belirlilik. Kesinlik. Emniyet. Açıklık. Muhakkak. Kesin olan şey. Belirli olma. Olasılık kuramında bir olayın gerçekleşme olasılığının tam, yani 1'e eşit olması ya da gerçekleşmesinin kesinliği, bk. gerçekleşmeme olasılığı. Gerekirlik.

Doubtfulness ingilizce tanımı, definition of Doubtfulness

Doubtfulness kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : State of being doubtful.