Draw in türkçesi Draw in nedir

  • Kısalmak (gün).
  • Kısalmak (günler).
  • Ayartmak.
  • Nefes almak.
  • Her yandan kuşatmak.
  • Aklını çelmek.
  • Kendine çekmek.
  • İstasyona girmek.
  • Solumak.
  • Kenara yanaşmak.
  • Kısmak.

Draw in ingilizcede ne demek, Draw in nerede nasıl kullanılır?

Draw : Ağızdan laf almak için söylenen söz. Keşide. Cazibe. Çekiliş. Bir çek veya poliçenin düzenlenerek imza edilmesi ve ilgiliye gösterilmek üzere lehtara veya hamile verilmesi işlemi. Berabere biten oyun. Çekme. Bir oyunu takımların golsüz ya da eşit sayıda gol atarak bitirmesi. Çekim. Devam etmek.

In : İçeri. Dahili. İktidardaki. Çok moda olan. İçeri doğru yönelen. Halinde. Gelmiş olan. İçinde. Da. Tutulan.

Draw information : Bilgi sızdırmak. Bilgi almak.

Draw inspiration : İlham almak. Feyzalmak. Esin almak.

Draw interest : Faiz kazanmak. İlgi çekmek. Parasının üzerine faiz elde etmek. İlgi görmek. Faiz almak. Faiz getirmek.

Draw into : Yanaşmak. Girmek.

İngilizce Draw in Türkçe anlamı, Draw in eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Draw in ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Check : Bir kişinin, bir banka ya da başkası üzerinde bulunan alacağının tümünü ya da belirli bir çek karnesi bölümünü diğer bir kişiye ödetmek amacıyla düzenlediği belge, ödeme buyruğu. Şah demek. Denetleme yapmak. Emanete bırakmak. Tutmak. Çek keşide etmek. Kontrol işareti koymak. Denetlemek.

 

Pantler : Hasret kalmak. Hızlı hızlı solumak. Nefes nefese kalmak. Şiddetle çarpmak (kalp). Sık sık nefes almak. Özlemek. Nefes nefese söylemek. Hızla atmak. Soluma.

Bribe : Rüşvet. Rüşvet yemek. Para yedirmek. Rüşvet vermek. Bir işin yasa dışı olarak daha kolay ve çabuk yapılması için o işte görevli kişiye sağlanan ayni veya parasal çıkar. İrtikap etmek. Yemlik.

Abridge : Kesmek. Kısaltmak (yazılı bir eseri). Azaltmak. Tenkis etmek. Özetlemek. Mahrum etmek. Kısaltmak.

Attenuate : Dar. Sindirmek. Değerini düşürmek. Seyreltmek. İnceltmek. Zayıflatmak. Hafifletmek. Söndürmek. Hafifleştirmek.

Pant : Özlemek. Sık sık nefes almak. Nefes nefese söylemek. Kısa ve çabuk soluk. Hızlı hızlı solumak. Hasret kalmak. Şiddetle çarpmak (kalp). Soluma. Hızla atmak.

Respire : Nefes almak ve vermek. Biraz dilenmek. Soluma. Soluk almak. Soluklanmak.

Respired : Biraz dilenmek. Soluklanmak. Soluk almak.

Beguiles : Hoşça geçirmek. Kandırmak. Çekmek. Nasıl geçtiğini anlamamak. Eğlendirmek. Cezbetmek. Saptırmak. Büyülemek. Aldatmak.

Axing : Kovmak. Balta ile kesmek. Sepetlemek. Azaltmak. Balta. İptal etmek. Enstrüman. Baltayla budamak. Baltalamak.

Draw in synonyms : pull in, cozens, debauching, breathe in, choke, attenuates, inhale, carry away, boil down, allude, allures, breathe, draw a breath, biases, allure, close upon, abridging, draw breath, debauch, cozened, puff, attract, corrupts, abridges, inbreathing, chokes, breathe hard, bribes, inbreathe, close in, ax, axe, biassing.