Dripping türkçesi Dripping nedir

  • Sırılsıklam.
  • Süzme.
  • Damlatma.
  • Taşan.
  • Pişen etten damlayan yağ.
  • Pişirilen etten damlayan yağ.
  • Damlama.
  • Eriyerek akıp donmuş yağ damlası.
  • Damla sesi.

Dripping ile ilgili cümleler

English: Sweat is dripping from his face.
Turkish: Onun yüzünden ter damlıyor.

English: You can hear the water dripping from the pipe.
Turkish: Borudan suyun damladığını duyabilirsin.

English: The faucet is dripping.
Turkish: Musluk damlıyor.

Dripping ingilizcede ne demek, Dripping nerede nasıl kullanılır?

Dripping pan : Damlayan şeyi toplayan kap.

Dripping wet : Sırılsıklam. Sırsıklam.

Drippings : Kızartılan etten damlayan yağ ve su. Damlayan şeyler. Damlayan ğeyler.

Drippier : Yağmurlu. Damlamaya eğilimli. Daha yağmurlu. Akmaya eğilimli. Yaş. Sızmaya meyilli. Islak. Daha nemli.

Drippiest : Sızmaya meyilli. En fazla yağmurlu olanı. Yağmurlu. Damlamaya eğilimli. Yaş. Akmaya eğilimli. Islak. En nemli olanı.

Drip cock : Döşemenin bir bölümündeki suyu boşaltmakta kullanılan musluk. Boşaltma musluğu.

Dripproof : Sızdırmaz. Su geçirmez.

Dripper : Islak gün. Yağmurlu gün. Sızdıran kişi veya şey. Damlatıcı. Sızdıran kimse veya şey.

Drippers : Sızdıran kimse veya şey. Yağmurlu gün. Damlatıcı. Islak gün. Sızdıran kişi veya şey.

Drip dry : Sıkmadan askıda kurutulan. Sıkmadan askıya asarak kurutmak. Ütü istemeyen. Asılarak kurutulan.

 

İngilizce Dripping Türkçe anlamı, Dripping eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dripping ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sodden : Sarhoş. Anlamsız. Fitil gibi sarhoş. Hamur gibi. Çok ıslak. Donuk. İyice ıslanmış. Donuklaştırmak. İçi iyi pişmemiş (ekmek vb).

Drenched : Islanmış. Islak. Islatılmış. Islatılan.

Inundant : Coşkun.

Filtering : Süzgeç. Süzgeçleme. Süzgeçten geçirme. Süzüyor. Süzüm. Süzerken. Süzülüyor. Sinyal gücünü belli bir frekans aralığında kuvvetlendirilmesi veya kırpılması. Ekonomi, gitar alanlarında kullanılır.

Soaked to the skin : İliklerine kadar ıslanmış. Sırılsıklam ıslanmış.

Strained : Kasılmış. Gerili. Gerilmiş. Yorgun. Sahte. Zoraki. Gergin. Yapmacık. Süzülmüş.

Draining : Akıtma. Yorucu. Boşaltma. Süzgeçten geçirme. Akıtan. Süzdürme. Fazlalık suyu boşaltma işi. Bıktırıcı. Bunaltıcı.

Soaked : Kafası dumanlı (argo terim). Islanmış. Sarhoş. Sıvı ile doyurulmuş. Sırsıklam. Kafası dumanlı. Çakırkeyif. Islatılmış.

Dripping synonyms : gobbing, like a drowned rat, soddens, soggier, instillation, oozing out, soaking wet, sopping, drenched to the skin, eyeing, leaching, soaking, overflowing, instillment, bulging, percolation, infiltrations, cascading, soddened, drip, gushing, dropping, dripping wet, brimming, spotting, soddening, soakings, filtrating, eying, permeation, decantation, filtration, effusive.

Dripping ingilizce tanımı, definition of Dripping

Dripping kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A falling in drops, or the sound so made.