Driving licence türkçesi Driving licence nedir

  • Sürücü belgesi.
  • Şoför ehliyeti.
  • Ehliyet.

Driving licence ile ilgili cümleler

English: I got my driving licence on the second time I tried to pass the driving test.
Turkish: İkinci kez sürüş testini geçmeyi denediğimde sürücü belgemi aldım.

English: Excuse me, could you please show me your driving licence?
Turkish: Affedersiniz, bana sürücü belgenizi gösterebilir misiniz?

English: She doesn't have a driving licence.
Turkish: O kadının sürücü belgesi yok.

Driving licence ingilizcede ne demek, Driving licence nerede nasıl kullanılır?

Driving : İşletme. Sürücülük. Süren. Hareket ettiren. Araba gezintisi. Sürücü. Çeviren. Çalıştırma. Sürme. Canlı.

Licence : Lisans. Yetki vermek. Sağlanan bulgu belgesini işletme konusunda, belge iyesinin başkalarına tanıdığı hak. Yetkilendirmek. Aşırı serbestlik. Ehliyet. Kılıçoyunu yarışmalarına katılabilmek için, yetkili kurullardan alınması gereken belge. İlgili yönetmelikte belirtilen koşullara uygun olarak yem imal etmek üzere kurulan işletmelere, yem depolamak ve satmak isteyen iş yerlerine ve yem depolama ve satışa arz etme yerlerine verilen izin belgesi. Yetki belgesi. İzin.

Driving away : Başından atma. Defetme. Gitmeye zorlama. Kovma.

Driving axle : İşletme mili. Çeker dingil aksı. Çeker tekerlek dingili. Tahrik dingili. Matris dingil. Hareketli aks. Motris mil. Kumanda mili.

 

Driving band : Sevk çemberi.

Driving belt : Çark kayışı. Transmisyon kayışı. Tahrik kayışı.

İngilizce Driving licence Türkçe anlamı, Driving licence eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Driving licence ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Driving license : Sürücü ehliyeti. Oto ehliyeti.

Competencies : Yeterlik. Yetkinlikler. Geçinip gidecek kadar gelir. Yetki. Yetenek.

Competency : Güç. Yeterlik. Yetki. Geçinip gidecek kadar gelir. Davayı gören yargılık. Yargılama yapma yetkisi. Yetkili yargılık. Yetenek.

Capableness : Potansiyel. Muktedir olma. Kabiliyet. Yeteneklilik. Yetenek.

License : Lisans. Aşırı serbestlik. Evlenme cüzdanı. Bir oyuncunun resmi yarışmalara katılabilmesi için ayaktopu birliğince kendisine verilen izin belgesi. İzin belgesi vermek. Lisans vermek. Yetki vermek. Oynama belgesi. Futbol, bilgisayar, eğitim alanlarında kullanılır.

Competences : Geçinip gidecek kadar gelir. Yeterlik. Hak. Yeterlilik. Kifayet. Liyakat. Kabiliyet. Yetenek. Beceri.

Adequacy : Bir örneğin, yansıttığı ayrıtların süreğen olduğu yolunda güven verecek sayısal büyüklükte olması. Yeterlilik. Kifayet. Uygunluk. Yetenek. İstihkak. Yeterlik.

Competence : Biyoloji, jeoloji alanlarında kullanılır. Ustalık. Liyakat. Geçinip gidecek kadar gelir. Kabiliyet. Beceri. Hak. Uzmanlık. Yetki. Yeterlik.

Capability : İktidar. Yetenek. Güç. Kapasite. Kudret. Yararlılık. Yeteneklilik. İstidat. Kabiliyet.

Efficiency : Hızlı ve verimli çalışma. Yaparlık. Liyakat. Bilgisayar, ekonomi, iktisat, kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Tesir. Etki. Rasyonellik. Yetenek. Verim.

Driving licence synonyms : driver licence, adequacies, licences, driver license, credential, licence.