Driving license türkçesi Driving license nedir
- Ehliyet.
- Sürücü ehliyeti.
- Sürücü belgesi.
- Oto ehliyeti.
Driving license ile ilgili cümleler
English: I lost my driving license.
Turkish: Ehliyetimi kaybettim.
English: Can I see your driving license?
Turkish: Sürücü ehliyetini görebilir miyim?
English: If I don't fail, then I can get my driving license this year.
Turkish: Çuvallamazsam, bu yıl ehliyetimi alabilirim.
Driving license ingilizcede ne demek, Driving license nerede nasıl kullanılır?
Driving : Sevk. Sürüş. Kullanma. Çeviren. Çalıştıran. Çalıştırma. Hareket ettiren. İşleten. İşletme. Sürme.
License : Aşırı serbestlik. Yetki vermek. İzin tezkeresi vermek. Ruhsat vermek. Genellikle dört yıl süren üniversite ya da yüksek okul öğrenimi. bu öğrenim sonunda elde edilen ve diploma ile belgelendirilen akademik derece. Lisans vermek. İzin vermek. Lisanslama yapmak. Özgürlüğün kötüye kullanılması. Lisans.
Driving away : Kovma. Başından atma. Gitmeye zorlama. Defetme.
Driving axle : Kumanda mili. Tahrik dingili. Hareketli aks. Çeker tekerlek dingili. Motris mil. İşletme mili. Matris dingil. Çeker dingil aksı.
Driving band : Sevk çemberi.
Driving belt : Tahrik kayışı. Transmisyon kayışı. Çark kayışı.
İngilizce Driving license Türkçe anlamı, Driving license eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Driving license ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
License : Evlenme cüzdanı. İzin belgesi vermek. Ruhsat. Yetki vermek. Özgürlüğün kötüye kullanılması. Lisans vermek. Lisanslama yapmak. Bir oyuncunun resmi yarışmalara katılabilmesi için ayaktopu birliğince kendisine verilen izin belgesi. Aşırı serbestlik. İzin vermek.
Licences : Özgürlüğün kötüye kullanılması. Ruhsat. Evlenme cüzdanı. Lisans. Aşırı serbestlik. Ruhsatlar. Lisanslar.
Credential : İtimatname. Bir kişinin yeteneklerini ve niteliklerini tasdik eden belge (örneğin, referanslar, tavsiye mektupları). Delil. Bir kişin hüviyetini bildiren belge. Tanıtım. Yeterlilik belgesi. Yeni göreve başlamadan önce devlet tarafından bir büyükelçiye verilen takdim mektubu. Ruhsat.
Competence : Yeterlik. Akarsuyun sürükleme gücü. Hak. Geçinip gidecek kadar gelir. Yeterlilik. Gözlemcinin kişilik özellikleri ve deneyimle kazandığı, gözlem sürecinde başarısını belirleyen bilgi ve beceri düzeyi. Beceri. Bir hücre ya da organizmanın bir uyartıya cevap verme yeteneği. Uzmanlık.
Efficiency : Hızlı ve verimli çalışma. Liyakat. Bir araç ya da işlemin gereğince etkin olması ya da yeterince ürün vermesi. Verimlilik. Bir iş başarma ya da amaç gerçekleştirme güç ve olanağı. Verim. Etkililik. Yeterlik. Yetenek.
Adequacy : Yeterlik. Uygunluk. Yeterlilik. İstihkak. Bir örneğin, yansıttığı ayrıtların süreğen olduğu yolunda güven verecek sayısal büyüklükte olması. Kifayet. Yetenek.
Competency : Yetenek. Yetki. Geçinip gidecek kadar gelir. Güç. Yetkili yargılık. Yeterlik. Davayı gören yargılık. Yargılama yapma yetkisi.
Competencies : Geçinip gidecek kadar gelir. Yetki. Yeterlik. Yetkinlikler. Yetenek.
Driving licence : Şoför ehliyeti.
Driving license synonyms : driver licence, driver license, licence, capability, capableness, adequacies, competences.

Bu kısımda Driving license kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Driving license ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Driving license anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Driving license ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.