Yeterlilik nedir, Yeterlilik ne demek

  • Yeterli olma durumu, yeterlik
  • Bir işi yapma gücünü sağlayan özel bilgi, ehliyet, yeterlik.
  • Görevini yerine getirme gücü, kifayet, yeterlik.

Bilimsel terim anlamı:

Bir yarışçının yeterli olması durumu.

İngilizce'de Yeterlilik ne demek? Yeterlilik ingilizcesi nedir?:

sufficiency

Osmanlıca Yeterlilik ne demek? Yeterlilik Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

kifayetliiik

Yeterlilik hakkında bilgiler

Yeterlilik sınavı Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde YÖK'e bağlı üniversite ve bunların enstitülerinde "doktor" (Dr.) unvanı almak için gereken sözlü ve yazılı ön eleme sınavının adıdır.

Genelde beş kişilik bir heyetin karşısında sözlü sınav ve bunun akabinde yapılmış olan yazılı bir sınavdan oluşur. Doktora çalışmalarının ikinci senesinde, ön hazırlık derslerinin tamamlanmasından sonra yapılmaktadır. Yeterliliğin verilmesinin ardından tez yazımına başlanır.

Yeterlilik kısaca anlamı, tanımı:

Yeterli : Bir görevi, işlevi yerine getirme gücü olan, etkisi olan. Gereksinimlere cevap veren, ihtiyaçları karşılayan. Bir işi yapma gücünü sağlayan özel bilgisi olan, kifayetli, ehliyetli.

Yeter : Ünl. “Kâfi, yetişir, yeterli” anlamlarında bir söz. İhtiyacı karşılayacak kadar olan, kâfi.

Durum : Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır.

 

Yeterlik : Yeterlilik.

Yapma : Yapmacık, sahici karşıtı. Yapmak işi. Yapay.

Bilgi : Genel olarak ve ilk sezi durumunda zihnin kavradığı temel düşünceler. Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek, malumat, vukuf. İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, bili, malumat. Bilim. Kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam. İnsan zekâsının çalışması sonucu ortaya çıkan düşünce ürünü, malumat, vukuf.

Ehliyet : Ustalık, uzluk. Sürücü belgesi.

Görev : İşlev. Bir organ veya hücrenin yaptığı iş. Bir nesne veya bir kimsenin yaptığı iş. Bir değerin başka değerlerle olan ilişkisi. Bir cümlede bir dil biriminin öbür birimlerle ilişkisi aracılığıyla yerine getirdiği iş. Resmî iş, vazife. Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı iş, misyon.

Getirme : Getirmek işi.

Sınav : Direnme, dayanışma, güç gerektiren, sonuçta bir deneyim kazandıran zor durum. Öğrencilerin veya bir işe girmek isteyenlerin bilgi derecesini anlamak için yapılmış olan yoklama, imtihan, test.

Olma : Olmak işi.

Diğer dillerde Yeterlilik anlamı nedir?

İngilizce'de Yeterlilik ne demek? : n. satisfactoriness