Licence türkçesi Licence nedir
- Evlenme cüzdanı.
- Herhangi bir işin ya da tecim işleminin yapılabilmesi için devletçe kişiye ya da tecimsel kuruluşa verilen izin. yurda mal satma ya da yurttan mal çıkarma izni.
- Özel izin.
- Resmi izin vermek.
- Lisans.
- [#yetki Yetkilendirmek].
- Yetki belgesi.
- Ehliyet.
- Aşırı serbestlik.
- Özgürlüğün kötüye kullanılması.
- İlgili yönetmelikte belirtilen koşullara uygun olarak yem imal etmek üzere kurulan işletmelere, yem depolamak ve satmak isteyen iş yerlerine ve yem depolama ve satışa arz etme yerlerine verilen izin belgesi.
- Ruhsat vermek.
- Lisans vermek.
- Bir firmanın geliştirdiği veya üretim hakkına sahip olduğu bir mala ilişkin, diğer bir firma ya da firmalara üretme, teknolojisini kullanma ya da dağıtım kolaylıklarından yararlanma hakkı veren ve bir başkasına devredilemeyen izin. bk. izin belgesi.
- Ruhsat.
- Kılıçoyunu yarışmalarına katılabilmek için, yetkili kurullardan alınması gereken belge.
- İzin belgesi vermek.
- Ruhsatlandırmak.
- İzin.
- İktisat, eskrim, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır.
- İzin tezkeresi vermek.
- Sağlanan bulgu belgesini işletme konusunda, belge iyesinin başkalarına tanıdığı hak.
- Yetki vermek.
- Lisanslama yapmak.
- İzin vermek.
Licence ile ilgili cümleler
English: Ali has had his licence suspended.
Turkish: Ali lisansını iptal ettirdi.
English: I got my driving licence on the second time I tried to pass the driving test.
Turkish: İkinci kez sürüş testini geçmeyi denediğimde sürücü belgemi aldım.
English: A car licence can be held from age 18.
Turkish: Bir araba ehliyeti 18 yaşından itibaren alınabilir.
English: Excuse me, could you please show me your driving licence?
Turkish: Affedersiniz, bana sürücü belgenizi gösterebilir misiniz?
English: I had my licence renewed a week ago.
Turkish: Bir hafta önce lisansımın süresini uzattım.
Licence ingilizcede ne demek, Licence nerede nasıl kullanılır?
Licence agreement : İşletme özel izin anlaşması. Bulgunun işletilmesi için yapılan özel izin anlaşması. Buluş belgesi, ticari marka, üretim yönetimi veya teknik bilgi gibi maddi olmayan hakların, belirli bir bedel karşılığında kiralanmasına ilişkin olarak yapılan sözleşme. Lisans sözleşmesi. Lisans anlaşması.
Licence fee : Lisans ücreti. Lisans bedeli. Lisans vergini.
Licence holder : Lisans sahibi. Ruhsat sahibi.
Licence of use : Yapıt iyesine tanınan hakların başkasınca kullanılmasının bazı koşullarla tanınması. Kullanma izni.
Licence plate : Taşıtların kayıtlı oldukları il ve sıra numaralarını gösteren, aracın önüyle arkasına konan saç yaprak. Belirtke. Plaka.
Compulsory licence : Yargı organlarınca verilen izin, akçalı hak. Zorunlu izin. Zorunlu lisans.
Television licence fee : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çeşitli ülkelerde, almaç iyelerinden belirli sürelerde vergi biçiminde alınan para. (türkiye'de, almacın bulunduğu yerin nüfusuna ve almacın kullanılma amacına göre "televizyon yıllık ruhsat ücreti" adı altında, değişen bir para alınır). Vergi.
Contract of licence : Buluş belgesi, ticari marka, üretim yönetimi veya teknik bilgi gibi maddi olmayan hakların, belirli bir bedel karşılığında kiralanmasına ilişkin olarak yapılan sözleşme. Lisans sözleşmesi.
Licence plate light : Plaka aydınlatma ışığı.
Car licence : Otomobil ruhsatı.
İngilizce Licence Türkçe anlamı, Licence eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Licence ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Capability : İstidat. Kapasite. Güç. Kabiliyet. Kudret. İktidar. Yetenek. Yeteneklilik.
Authorizes : Salahiyet vermek. Yetkili kılmak. Memur etmek. Onaylamak.
Degrees : Sıralı notalar. Evre. Derece. Diploma. Açılar. Aşama. Karşılaştırmalı üstünlük derecesi (dilbilgisi terimi). Ünvan. Rütbe.
Literae patentes : 15. yüzyılda yazın yapıtları ile ilgili olarak verilen baskı izinleri.
Adequacies : Yetenek. Uygunluk. İstihkak. Yeterlilik. Yeterlik. Kifayet.
Certificate of authenticity : Özgünlük belgesi.
Avouches : Doğrulamak. Onaylamak. Tasdik etmek. İtiraf etmek. Teyit etmek. Garanti etmek.
Accreditment : Nitelik. Yetki.
Undergraduates : Üniversiteli. Öğrenci. Üniversite öğrencisine ait. Üniversite öğrencisi. Lisans öğrencisi.
Commissioning : Atamak. Görevlendirme. Hizmete alma. Görevlendirmek. Tayin etmek. İşletmeye alma. Kabul etme. Görevlendiren. Hizmete sokmak. Ismarlamak.
Licence synonyms : o.k., poetic license, driving licence, adequacy, be in the clear, pass, permitted, licences, accrediting, charter, liberty, certification, authorising, certificate of authority, permits, recognize, admit, avouch, authorizations, degree, royalty, competency, avouched, okay, accredits, allow, certify, competences, authorise, avouching, authorization card, efficiency, authorizing.
Licence zıt anlamlı kelimeler, Licence kelime anlamı
Decertify : İptal etmek. Resmi bir belgeyi iptal etmek. (bir belgenin vb) geçerliliğini bozmak. Bir belgeyi reddetmek. Bir lisansı iptal etmek. Bir ruhsatı iptal etmek. Bir belgeyi iptal etmek.
Disapprove : Tasvip etmemek. Kınamak. Kabul etmemek. Uygun görmemek. Karşısında olmak. Beğenmemek. Onamamak. Reddetmek. Onaylamamak.

Bu kısımda Licence kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Licence ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Licence anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Licence ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.