Television licence fee türkçesi Television licence fee nedir

  • Çeşitli ülkelerde, almaç iyelerinden belirli sürelerde vergi biçiminde alınan para. (türkiye'de, almacın bulunduğu yerin nüfusuna ve almacın kullanılma amacına göre "televizyon yıllık ruhsat ücreti" adı altında, değişen bir para alınır).
  • Vergi.
  • Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Television licence fee ingilizcede ne demek, Television licence fee nerede nasıl kullanılır?

Television : Devinimli görüntülerin kablolar ya da telsiz bağlantısıyla çok uzaklardaki yerlere ulaştırılması ve buralarda izlenebilmesi. (bunu gerçekleştirmek için gerekli başlıca aygıt ve donanımlar alıcı, kablolar, verici, verici dalgalık, alıcı dalgalık, almaçtır. alıcı, aktarılacak konuyu satır satır, nokta nokta tarayarak çözümler. bu çözümlemeye uygun biçimde oluşan televizyon imleri, eşeksenli kablolar ya da verici yayacın verici dalgalığı yoluyla almaca doğru yola çıkarılır. bu ikinci durumda, televizyon imlerini bir taşıyıcı dalga, dalgalığa ulaştırır. bu dalgalığın almaca verdiği televizyon imleri almacın çeşitli katlarından geçerek bir elektron topundan çıkan elektron demeti yardımıyla almacın görüntülüğünde konuyu yeniden kurar. görüntülükteki bu resim, alıcının ereğindeki resmin tıpkısıdır). bir ülkede televizyonu oluşturmak için gerekli kuruluşların tümü, televizyon işleyimi. güzel sanatların bir kolu olarak televizyon sanatı. televizyonu gerçekleştirmek için yapılan çalışmaların tümü, televizyonculuk. bir ülkenin kendine özgü nitelikler taşıyan ulusal televizyonu. Elektromanyetik dalgaları canlı resim haline getiren ve eğitim alanında kendisinden etkili biçimde yararlanılan araç. Sınalgı. Televizyon. Eğitim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Televizyon seti.

 

Licence : Yetkilendirmek. Lisans vermek. Kılıçoyunu yarışmalarına katılabilmek için, yetkili kurullardan alınması gereken belge. Ruhsat. Ruhsat vermek. Özel izin. Yetki belgesi. İzin tezkeresi vermek. İzin vermek. İzin.

Fee : Fiyat. Ödemelik. İktisat, sinema, televizyon, tarih, ekonomi alanlarında kullanılır. Giriş ücreti. Giriş vergini. Mirasla edinilen mülk. Yapılan iş karşılığı çalışanlara ödenen para. Tımar. Kanunla belirlenen bazı kamu hizmetlerinden yararlanma karşılığında alınan vergi. Vergin.

Television licence holder : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Televizyon iyesi. Televizyonu olan ve bunun için televizyon belgesi alan kimse.

Licence fee : Lisans ücreti. Lisans bedeli. Lisans vergini.

İngilizce Television licence fee Türkçe anlamı, Television licence fee eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Television licence fee ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dowered : Yetenek vermek. Çeyiz vermek. Yetenek. Drahoma vermek. Drahoma. Başlık. Çeyiz. Dul kadına kocasının mülkünden düşen pay. İstidat.

Farm : Coğrafya, iktisat alanlarında kullanılır. Çiftçilik yapmak. Çiftlik evi. Yetiştirmek. Ekip biçmek. Ekmek. Sürüp ekmek. Tarımsal üretimin yapıldığı, üzerinde ev, ahır, depo gibi yapılarla sulama araçları gibi çeşitli donanımların bulunduğu alan. Tarım ve hayvancılıkla uğraşılan, kimi tarım ve hayvan ürünlerinin işlendiği, tek evle köy arası bir kırsal yerleşme türü. Kira ile vermek.

 

Impositions : Yükleme. Taciz. İstenmeyen misafir. Külfet. Ceza. Koyma. Haksız talep. Ceza (okul). Aldatma.

Duties : Rüsum. Devlet alacaklarına ilişkin haklarla vergilerin gereği gibi gerçekleşmesi, izlenilmesi ve alınması sağlanılmak üzere yasalarıyla görevlilerine verilmiş, yapılmaması halinde sorumluluğu gerektiren ödevler. Gümrük vergisi. Gümrük vergileri. Hizmet. Vergiler. Ödev. Gümrük.

Assessment : Bir alacak hakkının doğması. Taşınmaz mal vergilerinde bir ölçü olarak kullanılmak üzere, kentlerde ve kırsal alanlarda, bireylerin ve tüzel kişilerin ellerinde bulunan topraklann değerlerinin devletçe belirli aralıklarla saptanması. bk. yazım. Tahakkuk. Fikir. Değer takdiri. Düşünce. Tahakkuk ettirme. Vergi idaresinin çeşitli biçimlerde belirlediği matraha vergi tarifelerinin uygulanmasıyla vergi borcunun hesaplamasına yönelik idari işlem. Vergilendirme.

Cesses : Şans (irlanda argosu). Yerel taksi (irlanda'da).

Assessments : Değerlendirme. Vergilendirme. Belirlenen değer.

Dues : Harç. Ödenti. Resmi vergiler. Ücret. Resim. Aidat.

Cessing : Değer biçmek. Vergilendirmek. İhmal etmek.

Television licence fee synonyms : gabelle, imposition, dowering, duty, dower, dowers, apanage.