Degrees türkçesi Degrees nedir

Degrees ile ilgili cümleler

English: Answers display different degrees of understanding.
Turkish: Cevaplar, anlama yetisinin farklı derecelerini gösterir.

English: In the summer, the temperature ranges from thirty to forty degrees Celsius.
Turkish: Yazın, sıcaklık otuzla kırk santigrat arasında değişkenlik gösterir.

English: He has turned 180 degrees around.
Turkish: O 180 derece döndü.

English: It is ten degrees below zero now.
Turkish: Şimdi sıcaklık sıfırın altında on derece.

English: By degrees the friendship between him and her grew into love.
Turkish: Onun ve onun arasındaki dostluk gitgide aşka dönüştü.

Degrees ingilizcede ne demek, Degrees nerede nasıl kullanılır?

Degrees centigrade : Santigrat derece. 0 derecenin suyun donma noktası ve 100 derecenin ise kaynama noktası olduğu termometre ile yapılan sıcaklık ölçümü.

Degrees fahrenheit : 32 derecenin suyun donma noktası ve 212 derecenin ise kaynama noktası olduğu termometre ile yapılan sıcaklık ölçümü. Fahrenhayt derecesi.

Degrees of comparison : Karşılaştırmalı üstünlük derecesi (dilbilgisi terimi).

Degrees of freedom : Özgürlük kerteleri. Serbestlik derecesi. Örnekle ilgili bir istatistiğin hesaplanmasında veya bir parametrenin tahmin edilmesinde, bağımsız birimlere ait sayının bilgisi. Ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Herhangi bir sırlamayla bir dağılıma uygulanabilen sınırlanmamış değerler sayısı (istatistik). Df.

 

Vibrational degrees of freedom : Titreşimsel özgür boyutlar. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Birbirinden bağımsız titreşimsel devinim kipleri.

By small degrees : Küçük dereceyle.

Degree days : Gün derece. Yumurtaların kuluçkalanma süresinde sıcaklık ortalamasının toplam gün sayısıyla çarpımı, kuluçkalanma süresi.

Minus seven degrees : Eksi yedi derece.

Degree centigrade : Santigrat derece. Celsius derecesi. 0 derecenin suyun donma noktası ve 100 derecenin ise kaynama noktası olduğu termometre ile yapılan sıcaklık ölçümü.

Forbidden degrees : Nikah düşmeyen akrabalık dereceleri.

İngilizce Degrees Türkçe anlamı, Degrees eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Degrees ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Intensiveness : Enerji. Aşırı derece. Derinlik. Güç. Aşırı derecede olma durumu. Kuvvet. Yoğunluk. Aşırılık. Duygu kuvveti.

 

Extreme : Uç noktada. En uç. Ölçüsüzlük. Son had. Son. Kenar. Uçdeğer. Çıkmaz. Sınır.

Denotation : İfade. Mana. Tarif. Vuruntu. Düzanlam. İsimlendirme. Ad. Delalet. İşaret.

Military rank : Askeri rütbe. Askerlik rütbesi.

High : Yüksek yer. Uçma. Öfkelenmek. Pikap. Direnmek. Lise. Büyük vites. Necip. Rekor.

Denotations : İşaret. İfade. İsimlendirme. Belirtme. Tarif. Vuruntu. Ad. Anlam. Mana.

Estates : Arazi. Ayni haklar. Durum. Zümre meclisleri. Emlak. Mülk. Varlık. Malikane. Mülk .

Diplomaed : Mezun. Diplomalı.

Sheepskins : Parşömen. Koyun postu. Belge. Koyun derisi. Pösteki.

Degrees synonyms : doctor's degree, bachelor's degree, spf, honours degree, honoris causa, master's degree, amplitude level, diplomas, promotion, cycles, degree, low, quality, estate, certificates, promotions, gradations, sun protection factor, associate degree, honorary degree, pitch, instance, clinical thermometer, appellations, certificate, rank, order, highness, intensity, extent, baccalaureate, level, grind.

Degrees zıt anlamlı kelimeler, Degrees kelime anlamı

Immoderation : Ölçüsüzlük. Abartı. Aşırılık.

Moderation : Ilımlılık. Yumuşatma. İşletme koşullarını daha kolay denetleyebilmek için tepkime hızını azaltma. ışınetkin özdeklerin parçalanmasıyla ortama dağılan nötronların yavaşlatılmaması. Ölçülü olma. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Yeğinliği azaltma, aşırılığı olağan bir ölçüye indirme. Ilımlama. Yavaşlama. Azalma. Tepkileşimlikte ılıncıkların çekirdeklerle çarpışmaları sonucu hızlarını yitirmeleri.

High : Büyük vites. Yüksek yer. Rekor. Öfkelenmek. Pikap. Lise. Kabarmak. Yüksek. Necip. Uçma.

Degrees antonyms : mild, low, intense, encourage, elate.