Ducts türkçesi Ducts nedir

Ducts ile ilgili cümleler

English: Ali couldn't understand why his company's products weren't selling well.
Turkish: Ali onun şirketinin ürünlerinin niçin iyi satmadıklarını anlayamadı.

English: Ammonia is often found in cleaning products.
Turkish: Amonyak çoğunlukla temizlik ürünlerinde bulunur.

English: Choose one from among these products.
Turkish: Bu ürünlerden birini seç.

English: Cheese and butter are products made from milk.
Turkish: Peynir ve tereyağı sütten yapılan ürünlerdir.

English: Advertising local products might require the use of local words.
Turkish: Yerel ürünlerin reklamı yerel kelimelerin kullanılmasını gerektirebilir.

Ducts ingilizcede ne demek, Ducts nerede nasıl kullanılır?

Air ducts : Havalandırma kanalı. Tenek arnaları.

Gartners ducts : Vajina tabanında bulunan, embriyonik böbreğin akıtıcı kanallarının kalıntısı. Gartner kanalı.

Mullerian ducts : Omurgalı hayvanlarda wolf kanalına paralel olan ve oviduktu meydana getiren bir çift kanal. Müller kanalı. Muller kanalı.

Abducts : Alıkoymak. Tebit etmek. (kas) dışarı çekmek. Çekme. Kız kaçırmak. Dağa kaldırmak. Birini zorla kaçırmak. Zorla kaçırmak. Uzaklaştırma (anatomi terimi). Kaçırmak (birini).

Advertising products : Reklam ürünleri. Reklam öğesi olarak şirket isminin üzerine yazılmış olan değişik ürünler.

 

Agricultural products : Çiftçilik ürünleri. Tarım ürünleri. Çiftlikte yetiştirilen mahsuller. Tarımsal ürünler.

Aqueducts : Kemerli köprü. Su kanalları. Şehri besleyen su kanalları. Sukemeri. Su yolları.

Byproducts : Yan ürünler. Yan ürün. İkincil ürün. Farklı bir ürünün üretiminden elde edilen. Yan sonuç. Başka bir faaliyetin sonucu.

Cereal by products : Hububat tanelerinden kahvaltılık gıda üretilirken yan ürün olarak elde edilen partiküller. Hububat gıdası yan ürünleri.

By products : Yan ürün.

İngilizce Ducts Türkçe anlamı, Ducts eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ducts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Vascular plant : Damarlı bitki.

Conduit : İletme. Ark. Oluk. Kablo kanalı. Arna. Mecra. Aracı kuruluş.

Chamfer : Oluk açmak. Şev yapmak. Şev. Yiv. Yiv açmak. Pah. Oluk. Meyilli bir kenar.

Vas deferens : Meni arnası.

Bugle : Borazan. Boru (çalgı). Boru çalmak. Boru çalgı. Kokain. Boru (askerlere işaret vermek için kullanılan çalgı). Büğlü.

Tear duct : Gözyaşı arnası. Gözyaşı kanalı.

Epididymis : Erbezi üstü. Erkek eşey organında testisten vas deferens'e giden ve başlıca kanalcıklardan oluşan kitle. Erkek üreme sisteminde, testislerin üzerinde bulunan spermlerin olgunlaştığı ve kısa bir süre depolandığı yer. Epididimis. Epididim. (anatomi) boşaltım kanallarına öncülük eden testis tüpleri sistemi.

Clarioned : Davulla zurnayla duyurmak. Boru sesi. Berrak ve tiz ses. İlan etmek. Boru ile çalınan müzik. Vazıh. Temiz. Duyurmak. Açık.

 

Chutes : Akıntı. Oluk. Paraşüt. Çağlayan. Kayılan yer. Kızak pisti.

Ductus deferens : Meni kanalı. Deferent. Sperma kanalı. Epididimisle üretranın başlangç kısmı arasında uzanan ve spermi colliculus seminalis'e döken kanal, duktus deferens, sperm kanalı, vas deferens. Duktus deferens.

Ducts synonyms : inguinal canal, canal of schlemm, hepatic duct, epithelial duct, laticifer, cerebral aqueduct, aqueductus cerebri, plant structure, digestive tube, salivary duct, tracheophyte, sylvian aqueduct, gi tract, plant part, canalis inguinalis, nasolacrimal duct, schlemm's canal, cartilaginous tube, lactiferous duct, alimentary canal, clarion, vertebral canal, sinus venosus sclerae, conduits, lachrymal duct, lacrimal duct, aquila, umbilical cord, lymphatic vessel, flue, bugled, chimney, bottle.