Dumps türkçesi Dumps nedir

Dumps ile ilgili cümleler

English: Before going to bed, he usually takes all the coins from his pockets and dumps them on the table.
Turkish: Yatmadan önce genelde ceplerindeki tüm bozuk paraları çıkartıp masaya boşaltır.

English: Hiding from the police, Dima spent the night in a dumpster.
Turkish: Polisten saklandığı için, Dima geceyi bir çöplükte geçirdi.

English: "Sleeping in a dumpster, huh?" Al-Sayib asked. "That must have been a smelly experience."
Turkish: Al-Saib sordu: Çöplükte uyumak ha? Kötü kokulu bir tecrübe olmalı.

Dumps ingilizcede ne demek, Dumps nerede nasıl kullanılır?

Be down in the dumps : Çok neşesiz olmak. Melankolik bir halde olmak. Melankoliye düşmek. Canı sıkkın olmak. Çok mutsuz olmak. Karadeniz'de gemileri batmış gibi durmak. Çok mutsuz gözükmek. Neşesiz olmak.

Be in the dumps : Keyifsiz olmak. (yatırım) çöpe gitmek. Üzgün olmak. (yatırım) başarısız olmak.

Down in the dumps : Keyifsiz. Canı sıkkın. Sıkıntıda. Bunalımda. Üzüntülü. Depresyonda. Çökmüş. Asık surat ile. Morali bozuk. Hüzünlü.

Dumpster : Büyük çöp kutusu (açık havada). Çöp kutusu. Büyük çöp kovası. Çöp konteyneri. Çöp bidonu.

 

Dump car : Boşaltmalı vagon.

Dump then reboot : Dökümden sonra yeniden önyükle.

Dump then halt : Dökümden sonra dur.

Dump cart : Devirmeli araba.

Ammunition dump : Mühimmat deposu. Geçici mühimmat ikmal deposu. Cephede geçici cephanelik. Cephanelik.

Dump point : Bırakma noktası. Döküm noktası. Bir şeyin bırakıldığı veya atıldığı alan.

İngilizce Dumps Türkçe anlamı, Dumps eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dumps ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cobweb : Temizlenmesi gereken pislik. Dayanıksız şey. Örümcek. Hile. Tuzak. Örümcek ağı. Ağ. Örümcek ağının teli.

Chimera : Başı aslan. Kimera. Canavar. Vehim. Şimer. Bedeni keçi ve kuyruğu yılandan ateş soluyan dişi mitolojik canavar. Hayal ürünü korkunç yaratık. Tüm başlılar sınıfından hayvan. Ejderha. Kabus.

Dejectedness : Karamsarlık. Üzgünlük. Keyifsizlik.

Desponded : Cesaretini kaybetmek. Umut kesmek. Umutsuzluk. Ümidini kesmek. Moral bozukluğu. Morali bozulmak.

Anguishing : Istırap. Elem. Acı. İçdaralması. Yeis. Şiddetli acı. Izdırap. Eza. Manevi ıstırap.

Unblessedness : Kutsanmamış olma durumu. Sefalet. Melunluk. Takdis edilmemiş olma durumu. Perişenlık. Sefillik.

Desolateness : Çoraklık. Ümitsizlik. Verimsizlik. Boşluk. Perişanlık. Issızlık. Bunalım. Tenhalık. Haraplık.

Infelicity : Uygunsuzluk. Hoşnutsuzluk. Geçmezlik. Talihsizlik. Yersizlik. Nahoşluk (söz vb). Nahoş olma durumu.

Dismays : Bunalım. Yeis. Dehşet. Yıldırmak. Dehşete düşürmek. Can sıkmak. Perişan etmek. Korku. Umutsuzluğa düşürmek.

Ruefulness : Kederlilik. Pişmanlık.

 

Dumps synonyms : low spirits, gloomed, broken spirit, despond, broodiness, desolations, anguish, apprehension, doled, delusions, infestivity, dejections, infelicities, cheerlessness, agitation, listless, miseries, joylessness, glumness, woefulness, melancholies, broken spirits, downer, afflictions, desolation, chimaeras, chagrin, the depression, mopes, blueness, glooms, chimeras, despondence.

Dumps zıt anlamlı kelimeler, Dumps kelime anlamı

High : Zirve. Uçma. Yüksek basınçlı bölge. Yüksek. Kabarmak. Rekor. Büyük vites. Direnmek. Yüksek yer. Öfkelenmek.