Eşlik ikili nedir, Eşlik ikili ne demek
Eşlik ikili; Bilişim alanında kullanılan bir kelimedir.
Bilişim dünyasındaki anlamı:
Verideki 1 ikillerin sayısının tek ya da çift oluşuna göre 0 ya da 1 değeri alan artık bir ikilden oluşan sağlama sayısı, bk. sağlama sayısı.
Eşlik ikili anlamı, tanımı
İkil : İkili öğe; 0 ya da 1 gibi iki damgadan oluşan bir damga takımının öğesi. En küçük veri öğesi. Veri saklama sığası birimi. Bilgi ölçü birimi. Bazı dillerde bir şeyden iki tane anlatmak üzere kullanılan gramatikal isim veya fiil şekli, ki buna GRAMATİKAL İKİL (D. grammatical) de denir. Bundan başka, iki göz gibi aslında daima iki olan şeyleri anlatan ve DOĞAL İKİL (D. naturel) adını alan şekiller vardır. Bir de, konuşma arasında bahsi geçen iki şeyi anmak için "'her ikisi" anlamına kullanılan kelimeler var ki onlara da ORUNLAMALI İKİL (D. anaphorique) denir. Bunlardan başka, birinin adı söylenince ötekinin hatırlanması tabii iki şeyi anlatmak için kullanılan ve yalnız birinin adı ile yapılan ikillere EKSİLTİLİ İKİL (D. elliptique) derler. [Bakınız: üstiki]
Eşli : Eşi olan. Eşi ile birlikte.
Eşlik : Eş olma durumu. Birlikte, beraber. Belirli bir modeli ile armoni oluşturan ve bir veya birkaç partiye bölüştürülen sesler bütünü.
İkili : İki parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden iki tane bulunan. İskambil, domino vb. oyunlarda iki işareti bulunan (kâğıt veya pul). İki taraf arasında yapılmış. İki kişiden oluşmuş topluluk. İkili bahis. İki çalgı veya iki ses için düzenlenmiş müzik parçası, düet.
Sağlama sayısı : Bir kütüğün tutanak tanısına ya da herhangi bir anahtara (1), bunların yanlış kullanımından doğacak bilgi işlem yanılgılarını önlemek üzere, sağlama amacıyla eklenen artık sayı. bk. artıklık. Bir kitaplık gerecinin sağlama sırasını gösteren sayı.
Oluşuna : Çok bol, yığın yığın, olabildiğince: Bağlarda bu yıl meyveler oluşuna yeğin.
Bir iki : Çok az sayıda, birkaç. Biraz.
Sağlama : Sağlamak işi. Bir problemin çözümü veya bir hesabın doğruluğunu denetlemek için yapılmış olan kontrol işlemi, mizan.
Sağlam : Dayanıklı, kolay bozulmaz, yıkılmaz, stabil. Sakatlık veya hastalığı bulunmayan, sağlıklı, sıhhatli. Gerçek, inanılır bir temeli olan. (sa'ğlam) Her hâlde, muhakkak. Zarar görmemiş, bozulmamış. Güvenilir.
Değeri : Kıymet, paha.
Artık : İçildikten, yenildikten veya kullanıldıktan sonra geriye kalan. Daha çok, daha fazla. (a'rtık) Bundan böyle, bundan sonra. Bir şeyin harcandıktan veya kullanıldıktan sonra artan bölümü. Büyük ve tam aralıkların yarım ses artmış hâli.
Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.
Değer : Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet. Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı. Üstün nitelik, meziyet, kıymet. Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey. Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse. Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, bedel, kıymet, paha, valör. Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü.
Veri : Bir araştırmanın, bir tartışmanın, bir muhakemenin temeli olan ana öge, muta, done. Bilgi, data. Olgu, kavram veya komutların, iletişim, yorum ve işlem için elverişli biçimli gösterimi. Bir problemde bilinen, belirtilmiş anlatımlardan bilinmeyeni bulmaya yarayan şey. Gözlem ve deneye dayalı araştırmanın sonuçları. Bir sanat eserine veya bir edebî esere temel olan ana ilkeler.
Artı : Toplama işleminde + işaretinin adı, zait. Fazlalık. Sıfırdan büyük, önünde artı işareti bulunan (sayı), eksi karşıtı, pozitif.
Alan : Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha. Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılmış olan geniş yer. Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha. Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran. Yüz ölçümü. Bir çalışma çevresi. Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü. İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası.
Çift : Birbirini tamamlayan iki tekten oluşan (nesneler). Bir erkek ve bir dişiden oluşan iki eş. Toprağı sürmek için birlikte koşulan iki hayvan. Küçük maşa ya da cımbız.
Göre : Bir şeye uygun olarak, bir şey uyarınca, gereğince. Bakılırsa, hesaba katılırsa, göz önünde tutulunca, bakarak, nazaran.
Oluş : Olma işi, vuku. Oluşma, teşekkül, tekevvün. Bir durumdan öteki duruma geçiş.
Diğer dillerde Eşlik ikili anlamı nedir?
İngilizce'de Eşlik ikili ne demek ? : parity bit

Bu kısımda Eşlik ikili nedir? Eşlik ikili ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Eşlik ikili tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Eşlik ikili hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.