Eştirmek nedir, Eştirmek ne demek

  • Eşmesini sağlamak
  • Atı hızlı sürmek, koşturmak.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Koşturmak.

Kazdırmak.

Eştirmek anlamı, kısaca tanımı

Eştirme : Eştirmek işi

Koşturmak : Koşma işini yaptırmak. Çok hızlı koşmak. Çabucak göndermek. Çabalamak, uğraşmak.

Kazdırmak : Kazma işini yaptırmak.

Kazdırma : Kazdırmak işi.

Koşturma : Koşturmak işi.

Sağlamak : Bir işin olması için gerekli durumu, şartları hazırlamak, temin etmek. Bir işlemin doğruluğunu ortaya koymak. Öndeki aracın sağından ilerleyerek önüne geçmek. Elde etmek, sahip olmak.

Sağlama : Sağlamak işi. Bir problemin çözümü veya bir hesabın doğruluğunu denetlemek için yapılmış olan kontrol işlemi, mizan.

Sağlam : Dayanıklı, kolay bozulmaz, yıkılmaz, stabil. Sakatlık veya hastalığı bulunmayan, sağlıklı, sıhhatli. Gerçek, inanılır bir temeli olan. (sa'ğlam) Her hâlde, muhakkak. Zarar görmemiş, bozulmamış. Güvenilir.

Sürmek : Yönetip yürütmek, sevk etmek. Devam etmek. Zaman geçmek. Oturduğu, bulunduğu yerden, ülkeden ceza olarak başka bir yer ya da ülkeye göndermek, nefyetmek. Herhangi bir durum içinde bulunmak. Bir maddeyi bir yüzey üzerine ince bir tabaka olarak yaymak, dökmek, serpmek. Bitki, ot yetişip ortaya çıkmak, bitmek, yeşermek. Zaman almak. Olmaya devam etmek. Önüne katıp götürmek. Olağandan daha çok, daha sık ve sulu dışkı çıkarmak. Pulluk veya sabanla toprağı işlemek. Bir malı satışa sunmak, piyasaya çıkarmak. Dokundurmak, değdirmek. Uzatmak, ileri doğru itmek. Yasal olmayan yolla piyasaya para çıkarmak.

 

Sürme : Sürmek işi. Sürülerek kullanılan. Sürme mantarıgillerin yol açtığı ve tanelerin içini kurum karası bir tozla dolduran ekin hastalığı, rastık. Kapı kanadını içeriden kapama, dolap kapağını yerinde tutma vb. işlere yarayan ve yuvası içinde ileri geri sürülebilen sistem, sürgü. Masa ve dolapta küçük çekmece. Kirpik diplerine sürülen siyah boya, sürme, is.

Hızlı : Çabuk, seri, süratli. Çabucak. Uçarı, çapkın, hovarda. Güç kullanarak.

Eşme : Eşmek işi. Kaynak, pınar. Uşak iline bağlı ilçelerden biri. Kaynak, göze, pınar. Ağaçsız yerlerde, hayvanları sıcaktan korumak için yapılan gölgelik. Toprağı kazarak açılmış küçük çukurlar. Yağmur sularını toplamak için toprağa kazılan çukur. Pamuktan yapılmış sicim, kırnap. Kuş vurmak için çocukların kullandıkları ok, yay. Pınardan çıkan suyu biriktirmek için açılan çukur. Azacık eşilmekle su çıkan kuyu. Bingöl ili, Kiğı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Çorum ilinde, Sungurlu ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Diyarbakır ili, Silvan ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Kocaeli ilinde, Derbent nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Mardin şehri, Kızıltepe ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Sakarya şehri, Geyve ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

Koşt : Toprağı kazarken ayrılan sıkışmış büyük toprak parçaları.

Atı : Düğün bahşişi. [Bakınız: kazmak].

Diğer dillerde Eştersüstel anlamı nedir?

İngilizce'de Eştersüstel ne demek ? : cologarithm