Koşt nedir, Koşt ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Toprağı kazarken ayrılan sıkışmış büyük toprak parçaları.
Koşt ile ilgili Cümleler
- Fare holün içinde koştu.
- Ali tepeye koştu.
- Ali metroya koştu.
- Koştu, koştu ama köpeğine yetişemedi.
- Büyüklerin, içinde at koştur diye tarif ettikleri taşlık ve sofaları vardı.
- Güneş yönünde koştum.
- Ali bugün üç mil koştu.
- O yardım çağırmak için komşunun evine koştu.
- Ali neler olduğunu görmek için dışarıya koştu.
- Ali silah seslerini duyar duymaz evin dışına koştu.
- Ali son trene yetişmek için koştu.
- Ali odasına geri koştu.
Koşt ile ilgili Atasözü veya Deyim
at koşturacak kadar : pek geniş, çok geniş.
(içinde) at koşturmak : çok geniş, alabildiğine rahat hareket edilebilecek yer ve ortam yaratmak veya bulmak.
istediği gibi at koşturmak (veya oynatmak) : keyfince, istediği gibi davranmak.
kelle koşturmak : gereğinden çok acele etmek.
müjde koşturmak : bir muştuyu bir kimseye ivedilikle ulaştırmak.
Koşt tanımı, anlamı
Koştaş : Meslektaş, koldaş, arkadaş, kapı yoldaşı
Koştırmak : Koşturmak.
Koşturabilme : Koşturabilmek işi.
Koşturabilmek : Koşturma imkânı veya olasılığı bulunmak.
Koşturmaca : Sürekli çalışma, koşturma durumunda olma.
Koşturtma : Koşturtmak işi.
Koşturtmak : Koşturma işini yaptırmak.
Koşturma : Koşturmak işi.
Koşturmak : Koşma işini yaptırmak. Çok hızlı koşmak. Çabucak göndermek. Çabalamak, uğraşmak.
Koşturulma : Koşturulmak işi.
Koşturulmak : Koşma işi yaptırılmak.
Parçal : Kesinti, ulak. Kalan, faiz: Niye paranın parçalını alıyı?.
Toprak : Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. Memleketli. Kara. Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış. Arazi, tarla. Ülke.
Ayrıl : Karşılaşma sırasında, yumrukoyuncularının birbirlerine kenetlenmeleri ve kendilerinden ayrılmamaları halinde orta hakemin verdiği komut. Bu durumda yumrukoyuncuları bir adım geriye açılırlar ve ancak ondan sonra vurabilirler. İki yolun ayrıldığı yer, yol kavşağı.
Parça : Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan ya da artakalan şey. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Nesne. Tane. Güzel, alımlı kız veya kadın. Müzik eseri. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Pasaj.
Sıkış : Toplu, tıkız, şişman.
Topra : Torba.
Büyük : Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Büyük abdest. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Önemli. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Üstün niteliği olan. Niceliği çok olan.
Parç : Şişman adam. Topraktan yapılmış yoğurt kabı. Emzikli testi, topraktan yapılmış ibrik. Bakır su tası. Bakır su tası, maşrapa. Su tası. Bakır su bardağı. (Başkışla Karaman Konya).
Sıkı : Dar. Güçlü ve çabuk, hızlı. Disiplin. İyice sıkıştırılmış, doldurulmuş, tıkız, gevşek olmayan. Dikkatli, titiz ve göz yummadan uygulanan. Zorlu, güçlü ve etkili. Cimri. Ağızdan dolma ateşli silahlarda, barut ve kurşunun üstünden namluya sokulup bastırılan bez ve kâğıt parçaları vb. şeylerin tümü. Zorlayıcı durum. Yoğun. İlkelerine çok bağlı, hoşgörüsü olmayan, katı. Sıkıca, iyice.
Diğer dillerde Koşku anlamı nedir?
Fransızca'da Koşku nedir ? : zeugma, adjonction ou zeugma

Bu kısımda Koşt nedir? Koşt ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Koşt tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Koşt hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.