Early payment türkçesi Early payment nedir

  • Vadeden önce ödeme.
  • Borçlunun, piyasa cari faiz oranlarının düşmesi nedeniyle, borcunu vadesinden önce ödemesi.
  • Erken ödeme.
  • Vadesinden önce ödeme.
  • İktisat alanında kullanılır.

Early payment ingilizcede ne demek, Early payment nerede nasıl kullanılır?

Early : Erkenden. İlk. Erken. Eski. İlk zamanlarında. Önceki. -in başlarında.

Payment : Ücret. Bir varlık elde etme ya da bir dokuncayı önleme, bir iş sağlama amacıyla, para ödeme, borç altına girme ya da bir varlığı aktarma. sağlanmış bir iş ya da satın alınmış bir varlık için ödenen ya da ödenecek olan para. Vergin. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Cebren tahsil. Borcu ödeme. Tediye. Harcama. Karşılık. Bir borcu ödeyerek kapama.

Early abortion : Erken düşük.

Early bird : Erkenci. Sabahçı.

Early blastocyt : Embriyonik gelişmenin morula evresinden sonra blastosit oluşumundan başlayıp sarkma (hatching) evresinde bulunan embriyo. Erken blastosit.

Early childhood : İlk çocukluk. İki yaşından başlayarak yedi sekiz yaşlarına dek süren gelişme dönemi.

İngilizce Early payment Türkçe anlamı, Early payment eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Early payment ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

 

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Prepayment : Önceden ödeme. Pullama. Ön ödeme. Borcun bir bölümünün veya tamamının vadesi gelmeden ödenmesi. genellikle birbirini çok iyi tanıyan dışalımcı ve dışsatımcı arasında yapılan ve mal bedelinin malın fiili dışalımı veya dışsatımından önce yapılan ödeme biçimi. Önödeme. Peşin ödenen giderler. Peşin ödeme. Borcu vadesinden önce ödeme. Evvelden tediye.

 

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Early payment synonyms : a type mutual funds, a shift in supply, a change in demand, ability to pay principle, abnormal budget expenditures, abnormal budget, a shift in individual demand.