Easel türkçesi Easel nedir

  • Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Ressam (takımyıldızı).
  • Şövale.
  • Çizi desteği.
  • Sehpa.
  • Ressam sehpası.
  • Çizi gerecini, alıcının düzeyinde tutan destek.

Easel ile ilgili cümleler

English: The weasel is noted for its bad smell.
Turkish: Sansar kötü kokusuyla bilinir.

English: In Russian, the words for "caress, endearment" and "least weasel" are homonymous and possibly related etymologically.
Turkish: Rusçada "okşamak, sevgi" ile "bayağı gelincik" sözcükleri eşsesli ve muhtemelen etimolojik olarak ilişkilidirler.

Easel ingilizcede ne demek, Easel nerede nasıl kullanılır?

Easels : Ressam (takımyıldızı). Ressam sehpası. Sehpa. Şövale.

Beginners pleasel places : Başlıyoruz. Yönetmenin çalışmaya başlamak istediğini gösterir buyruğu.

Catch a weasel asleep : Gelinciği uyurken yakalamak. Bir insanı çok dikkatli ve tetikte bulmayı umarken onu kafası öne arkaya sallanırken ve gardı düşmüş şekilde bulmak.

Ceaseless : Biteviye. Durmayan. Sonu gelmeyen. Duraksamayan. Aralıksız. Fasılasız. Sürekli.

Ceaselessly : Durmaksızın. Ara vermeden. Sürekli. Fasılasız. Durmadan. Boyuna.

Teaseler : Tarakotuyla kabartan. Tarayan.

Weasel word : Anlam bozucu kelime. Anlam bozucu söz veya kelime. Kaçamak cevap için kullanılan söz veya kelime. Doğrudan cevap vermekten kaçınmak için kullanılan söz veya kelime.

 

Teasel : Kumaş tüyü kabartma aleti. Taramak (kumaş). Hav kabartma aleti. Tarakotuyla kabartmak. Çobantarağı. Fesçitarağı. Tarakotu. Kumaş kabartıcı.

Ceaselessness : Sonsuzluk. Bitmezlik. Süreklilik. Biteviyelik. Sonu gelmeyen.

Weasel : Samur. Sinsi kimse. Kakım. Çakal. Sansar. Kurnaz. Etçiller (carnivora) takımının, sansargiller (mustelidae) familyasından, 15 cm kadar uzunlukta, kırmızı, esmer renkte, kan emen ve yumurta yiyen, avrupa ve kuzey asya'da yaşayan bir memeli türü. Paletli kar arabası. Gelincik.

İngilizce Easel Türkçe anlamı, Easel eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Easel ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tripods : Tripod. Üçayak sehpa. Üç ayaklı. Üç ayaklı iskemle. Üç ayaklı sehpa. Fotoğraf sehpası. Üçayak.

Tea table : Çay masası. Çay sehpası.

Horsed : Ata binmek. Beygir. Sırtına binmek. At. İskele sıpası. Kamçılamak. Aygır. At koşmak. Atlama beygiri.

Horse : Süvari birliği. Eroin. İskele sıpası. Kamçılamak. Zoolojik sınıflandırmada equidae ailesinin equus cinsinden olan at türüne verilen genel ad, hippos. Beygir. Ata binmek. Aygır. Film çıkrığı. At koşmak.

Trestle : İskele sıpası. Masa ayaklığı. Demir iskeletli köprü. Sıpa. Tabanlı dikme. Viyadük. Köprü ayağı. Kazık ayak. Tezgah.

Scaffold : Platform (idam mahkumlarının başının kesildiği yüksek). Yapı iskelesi. Yapı iskelesi kurmak. Kromozomlardan histonların uzaklaştırılması ile meydana gelen ve kardeş kromatit şeklini gösteren proteinsi yapı. Darağacı. İskele. Kromozom çatısı. İş iskelesi. Yazılım programlamada mvc tasarım deseni için kullanılan model ve görünüm katmanlarını oluşturmak için kullanılan araç.

 

Stands : Durmak. İhtiyaç duymak. Katlanmak. Göğüs germek. Tribün. Üstlenmek. Ayağa kalkmak. Direnmek. Karşı koymak.

Trestlework : İskele işi. Sehpa (köprü). Payandalı yapı. Viyadük.

Easel synonyms : caption stand, easels, horses, coffee table, stillage, tripod, horsing, trestles.

Easel ingilizce tanımı, definition of Easel

Easel kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A frame (commonly) of wood serving to hold a canvas upright, or nearly upright, for the painter`s convenience or for exhibition.