Eaved türkçesi Eaved nedir

  • Saçağı olan.
  • Yanlardan sarkan düşük kenarları olan (bir binanın çatısının).
  • Saçaklı.
  • Saçakları olan.

Eaved ile ilgili cümleler

English: He was bereaved of his son.
Turkish: O, oğlundan yoksun bırakıldı.

English: The accident bereaved her of her husband.
Turkish: Kaza onu kocasından yoksun bıraktı.

English: The girls weaved the flowers into wreaths.
Turkish: Kızlar çiçeklerden taç yaptı.

English: I heaved myself up.
Turkish: Kustum.

Eaved ingilizcede ne demek, Eaved nerede nasıl kullanılır?

Bereaved : Yaslı. Yakınını kaybetmiş. Sevdiği yeni ölmüş. Elinden alınmış. Sevdiğini yitirmiş. Yoksun bırakılmış. Elinden bir sevdiği alınmış. Yakınını veya sevdiğini kaybetmiş kimse. Yakını ölmüş. Matemli.

Bereaved families : Sevdikleri birini kaybetmiş aileler. Yas tutan aileler. Matemli aileler. Yaslı aileler.

Bereaved family : Sevdikleri birini kaybetmiş aileler. Yas tutan aileler. Yaslı aileler. Matemli aileler.

Bereaved widow : Geride kalan yaslı eş.

Broad leaved : Geniş yapraklı.

Sheaved : Samandan. Demetlenmiş.

Cleaved : Sadık kalmak. Yapışmak. Bölmek. İkiye ayrılmak. Açmak. Çatlamak. Bağlı olmak. Yarılmak. Yarmak.

Heaved : Kaldırılmış. Kusmak. Çekmek. Şişirmek. Kaldırmak. Öğürmek. Kabarmak. Atmak. İnip kalkmak.

 

Leaved : Yapraklarla örtülü. Terketmiş. Yola çıkmış. Yapraklı. Caymış. Vazgeçmiş. Bırakmış. Yapraklarla kaplı. Unutmuş. Yapraksı.

Sleaved : Ayırmak. Açmak. Açma.

İngilizce Eaved Türkçe anlamı, Eaved eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Eaved ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Rescued : Muaf tutmak. Zorla geri almak. İmdadına yetişmek. Kurtarılmış. Hacizden kurtarmak. Kurtarmak.

Blest : Neşe dolu. Kutsal. Kutsanmış. Kutsamak. Mübarek.

Found : Temelini atmak. Dayanmak. Kalıba dökmek. Eritmek. Dayandırmak. Tesis etmek. Temel atmak. Yapmak. Kurmak. İnşa etmek.

Fringy : Kenarı olan. Kenarda. Püsküllerle süslenmiş. Kenarda olan.

Redeemed : Yerine getirmek (vaat). Amorti etmek. Telafi etmek. Ödemek. Fidye verip kurtarmak. İtfa edilmiş. Amorti edilmiş. Tutmak (söz). Günahını bağışlatmak. Para verip kurtarmak.

Salvageable : Korunabilir. Kurtarılabilir. Düzeltilebilir.

Regenerate : Canlandırmak. Yenilenmek. Yeniden oluşturmak. Islah etmek. Yeniden can vermek. Düzelmek. Islah olmak. Yeniden oluşmak. Düzeltmek. Yenilemek.

Blessed : Allah'ın. Kutsal. Bereketli. Mübarek. Huzurlu. Mutlu. Kutsanmış. Mutluluk veren. Kutlu.

Reclaimed : Geri çağırmak. Islah etmek. Düzeltmek. Medenileştirmek. Yola getirmek. Geri istemek. İadesini istemek. Geliştirmek. Yeniden kullanmak. Evcilleştirmek.

Ransomed : Günahını bağışlatmak. Fidye karşılığı bırakmak. Fidye verip kurtarmak. Fidye ödeyerek kurtarılan. Fidye ödenen.

Eaved synonyms : made up, sealed, thrummy, fimbriated, laciniate, fimbriate, fringed.

Eaved zıt anlamlı kelimeler, Eaved kelime anlamı

Unpaved : Asfaltsız. Asfalt olmayan. Kaplamasız. Asfaltlanmamış.

Cursed : Lanetli. Huysuz. Lanet olası. Körolası. Kör olasıca. Melun. Kahrolası. Talihsiz. Lanet. Allah'ın belası.

Unregenerate : Ahlaksız. Günahkar. Düzelmemiş (ahlak). Tövbe etmeyen. Tövbekar olmamış. Islah olmamış.

Eaved antonyms : lost.