Econ türkçesi Econ nedir

Econ ile ilgili cümleler

English: A huge federal budget deficit has been plaguing the American economy for many years.
Turkish: Dev bir federal bütçe açığı, yıllardır Amerikan ekonomisinin başına bela oldu.

English: A housewife should be economical.
Turkish: Bir ev kadını tutumlu olmalıdır.

English: "Top-down economics never works," said Obama. "The country does not succeed when just those at the very top are doing well. We succeed when the middle class gets bigger, when it feels greater security."
Turkish: Obama yukarıdan aşağıya ekonominin asla işe yaramadığını söyledi. Ülke sadece çok üstte olanlar iyi yaptıkları zaman ülke başarılı olmaz.Biz orta tabaka daha da büyüdüğü zaman, daha fazla güvenlik hissettiğinde başarılı oluruz.

English: A strong yen is shaking the economy.
Turkish: Güçlü Yen ekonomiyi sarsar.

English: A small car is more economical than a large one.
Turkish: Küçük bir araba büyük olandan daha ekonomiktir.

Econ ingilizcede ne demek, Econ nerede nasıl kullanılır?

Econo lodge : Amerika birleşik devletleri ve kanada'da ucuz moteller zinciri.

Econometric : Ekonometrik.

Econometric criteria : Ekonometrik ölçütler.

Econometric methods : Ekonometrik yöntemler.

 

Econometric model : Ekonometrik model. İktisadi olaylar arasındaki olası ilişkilerin bir veya birden çok denklemle ifade edilmesi. Ekonomi, iktisat alanlarında kullanılır.

Econometrist : İstatiksel ve matematiksel teknikler kullanan ekonomist. Ekonometri (ekonomi sürecinin istatiksel ve matematiksel uygulaması) ile uğraşan kimse. Ekonometrist.

Economic agent : Ekonomik aktör. İktisadi karar birimi. İktisadi oyuncu. İktisadi etkinlikte bulunan üretici, tüketici, devlet ve benzeri birimler. İktisadi etmen.

Econometrics toolbox : Ekonometri alet çantası.

Econometric theory : Ekonometri kuramı.

Econometrician : Ekonometri (ekonomi sürecinin istatiksel ve matematiksel uygulaması) ile uğraşan kimse. Ekonometrisyen. Ekonometrist.

İngilizce Econ Türkçe anlamı, Econ eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Econ ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dismal science : Political economy (siyasi ekonomi) (mizahi ingiliz terimi). Kötümser bilim. İktisat (argo terim).

Short change : Para üstünü az vererek birini kandırmak. Eksik ödeme yapmak. Eksik ödemek. Eksik para üstü vermek. Para üstü vermemek. Aldatmak. Eksik para üzeri vermek. Eksik vermek. Kandırmak.

Thrift : Gürlük. Tutumluluk. Tasarruf. Verimlilik. Tutum. İdare. Deniz lavantası. Azla yetinme.

Flimflam : Boş laf. Bir kimseyi güveninden yararlanarak dolandırma. Dolap. Alavere dalavere. Kandırmak. Saçmalık. Zırva. Oyun. Dolandırmak. Hile.

Short : Alçak. Kısa hece. Kasa açığı. Kısa okunuşlu ünlü. Noksanlık. Az. Kısa devre yaptırmak. Eksiklik. Kısa devre.

Gyp : Kandırmak. Alavere dalavere. Güveni suistimal suçu. Dolandırıcılık. Dolandırıcı. Düzenbaz kimse. Cezalandırmak. Hilebaz. Hile. Dolandırmak.

 

Confidence trick : Dolandırıcılık. Üçkağıtçılık.

Diddle : Aldatmak. Vakit öldürmek. Sevişmek. Yerinde duramamak. Yutturmak. Sarsmak. Kandırmak. Kıpır kıpır olmak. Dolandırmak.

Economies : Örgüt. Tasarruf. İdare.

Economics : Toplumların üretim, değişim, bölüşüm, tüketim yapısını ve işleyişini inceleyen bilim dalı. Tutumbilim. Ekonomi bilimi. Ekonomi (bilimi). Ülke ekonomisi. İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Mal ve hizmetlerin üretimi, dağıtımı, tüketimi ve bölüşümüyle ilgili sosyal bir bilim dalı. sınırsız insan gereksinmelerinin karşılanmasında kıt kaynakların alternatif kullanımlar karşısında karar verme ve seçim yapma yollarını inceleyen sosyal bir bilim dalı. İktisat bilimi.

Econ synonyms : bunko game, con game, sting operation, hustle, bunco, mulct, goldbrick, rook, hornswoggle, scam, sting, cheat, rip off, victimize, defraud, confidence game, bunko, economy, swindle, political economy, gip, bunco game, rig, economic science, chisel, nobble.

Econ zıt anlamlı kelimeler, Econ kelime anlamı

Pro : Profesyonel. Yanında. Orospu. Yandaş. Bir ölçek sınarının dile getirdiği tutuma katılan ya da olumlu yanıt veren kişi ya da bir sınarı onaylayan görüş, bk. karşı. Fahişe. Taraftar. Lehinde. Destekleyen fikir.

Intron : Ökaryot genlerde kotlama yapmayan nükleotit dizileri olup rna'ya kaydı yapılmakla beraber daha sonra mrna ve diğer rna'ların iş yapan kısmından uzaklaştırılır. İntron.