Economic stability türkçesi Economic stability nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Bir ekonomide fiyatlar genel düzeyi, işlendirme hacmi, ödemeler bilançosu, faiz oranları ve döviz kurları gibi değişkenlerin kararlı bir dengede olduğu, iç veya dış faktörler nedeniyle önemli değişikliklerin gerçekleşmesinin beklenmediği durum.
  • İktisadi istikrar.

Economic stability ingilizcede ne demek, Economic stability nerede nasıl kullanılır?

Economic : İktisadi. İktisadı. İdareli. Hesaplı. Tutumlu. Ekonomiyle ilgili. Ekonomik.

Stability : Bir nesnenin ya da bir dizgenin bir dış kuvvet etkisiyle ayrıldığı denge durumuna geri dönme eğilimi. Kalımlılık. Ayrışmazlık. Sağlamlaştırma. Sağlamlık. Sallanmazlık. Tutarlılık. Sabitlik. Filmin, dış etkilere direnme niteliği. Denge.

Economic stability measures : İktisadi istikrar önlemleri. Ekonomik istikrar önlemleri. Ekonomik istikrar tedbirleri. Ekonomide istikrarı sağlamak amacıyla hükümetlerin aldığı kararlar bütünü.

Economic activities : İnsanların ekonomik mal ve görevleri yaptırma ve bu çalışmalar nedeniyle işletmeleri geliştirme işlemleri. Ekonomik faaliyetler. Ekonomik eylemler.

Economic activity : Ekonomik aktivite. Ekonomik faaliyetler. İktisadi faaliyet. Ekonomik faaliyet.

Economic agent : İktisadi oyuncu. İktisadi etmen. İktisadi etkinlikte bulunan üretici, tüketici, devlet ve benzeri birimler. İktisadi karar birimi. Ekonomik aktör.

 

İngilizce Economic stability Türkçe anlamı, Economic stability eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Economic stability ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

 

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Economic stability synonyms : a pass through certificate, a shift in supply, a change in supply, abolition of forced labour convention, ability rent, ability to pay approach.