Economism türkçesi Economism nedir
- Ekonomizm.
- Bk. iktisadi belirlenimcilik işçi sınıfının sendikal mücadelesinin yalnızca iktisadi bir mücadele olduğu, siyasi ve sosyal yanının bulunmadığı yönünde ileri sürülen görüşe bir kısım marksist düşünürlerin verdikleri isim.
- İktisat alanında kullanılır.
Economism ingilizcede ne demek, Economism nerede nasıl kullanılır?
Economisation : Tasarruf etme.
Economise : İktisat yapmak. Tasarruf etmek. Tutumlu davranmak (economize olarak da yazılır). İdare etmek. Kesinti yapmak. Kısmak. Ekonomi yapmak. Kısıntıya gitmek. İdareli olmak. Kullanmak.
Economised : Kesinti yapmak. Kısılmış. İhtiyatlı kullanılmış. Ekonomi yapmak. İdareli sarf edilmiş. İdareli olmak. İdareli kullanılmış. Kısıntıya gitmek. Tutumlu davranmak (economize olarak da yazılır). İdareli harcanmış.
Economiser : Kısıntıya giden. Kazandırıcı. Tutumlayıcı. Ekonomizör. İdareli olan. Tutumlu. Tasarruf yapan. Tutumlu davranan (economizer olarak da yazılır). (britanya ingilizcesi) bütçe yapan. Ön ısıtıcı.
Economises : Kısıntıya gitmek. Sakınarak kullanmak. İdareli harcamak. Kullanmak. Tutumlu davranmak (economize olarak da yazılır). İhtiyatlı kullanmak. İktisat yapmak. Tasarruf etmek. Kısmak. Ekonomi yapmak.
Economist : Ekonomist. İktisat bilimi uzmanı. Tutumlu kimse. İktisatçı.
Economising : Ekonomi yapmak. İktisat yaparak idare etme. Masrafı kısma. İhtiyatlı kullanma. İdareli olmak. Artırma. İdareli sarf etme. (britanya ingilizcesi) tasarruf yapmak. Tasarruf etme. Masrafları kısma.
Economic analysis : İktisadi çözümleme. Ekonomik analiz. Karmaşık iktisadi olayların, basitleştirici varsayımlardan hareketle modeller kurularak, neden ve sonuç ilişkilerinin çözümlenmesi.
Economists : Ekonomistler. Ekonomist. İktisatçı. Tutumlu kimse. Ekonominin kurmayları.
Economic : İdareli. Ekonomik. Tutumlu. Ekonomiyle ilgili. İktisadı. Hesaplı. İktisadi.
İngilizce Economism Türkçe anlamı, Economism eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Economism ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.
Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.
Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.
Economical : Ekonomik. Keseye uygun. Hesaplı. Az masraflı.
A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.
Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.
A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.
A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiyede kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.
A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Economism synonyms : abnormal budget receipts, a change in supply, a change in individual demand, ability to pay principle, a change in demand, abolition of forced labour convention, a shift in supply.
Economism zıt anlamlı kelimeler, Economism kelime anlamı
Waste : Zayıflatmak. Kıraç. Boşa harcamak. Güçten düşmek. İşe yaramaz. Zayıflamak. Kullanılmış. Gıda endüstrisinde üretimden tüketime kadar olan tüm aşamalarda ortaya çıkan veya atılan maddelerin tamamı. Bir fiziksel ya da kimyasal süreçte işlenen özdeklerin, artakalıp işe yaramayan bölümü. yeniden eritilip dökülebilir, bozuk dökme metaller. Kullanılmayan.
Unprofitable : Yararsız. Karsız. Kazançsız. Verimsiz.

Bu kısımda Economism kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Economism ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Economism anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Economism ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.