Ecstatic türkçesi Ecstatic nedir

  • Mutlu edici.
  • Kendinden geçirici.
  • Çok mutlu.
  • Coşturucu.
  • Mest olmuş.
  • Kendinden geçmiş.
  • Esrik.
  • Vecde gelmiş.
  • Sevinç dolu.
  • Hayran.
  • Sermest.

Ecstatic ile ilgili cümleler

English: Ali is ecstatic.
Turkish: Ali kendinden geçmiş.

English: We were ecstatic.
Turkish: Biz kendimizden geçmiştik.

English: Ali was ecstatic.
Turkish: Ali kendinden geçmişti.

English: The little boy was ecstatic.
Turkish: Küçük çocuk kendinden geçmişti.

Ecstatic ingilizcede ne demek, Ecstatic nerede nasıl kullanılır?

Was ecstatic : Sevinçten kendinden geçmişti. Çok mutluydu. Coşmuştu. Mest olmuştu. Çok heyecanlıydı.

Ecstatical : Kendinden geçmiş. Esrik. Sermest. Hayran. Çok mutlu. Sevinç dolu. Mest olmuş.

Ecstatically : Büyük zevkle. Esrikçe. Aşırı mutlu bir şekilde. Sevinç dolu bir şekilde. Mest olmuş bir halde. Mest olmuşcasına. Aşırı sevinçli bir şekilde. Kendinden geçerek. Hayran bir biçimde. Çok mutlu şekilde.

Ecstatics : Esrik. Kendinden geçirici. Hayran. Sermest. Çok mutlu. Sevinç dolu. Mutlu edici. Vecde gelmiş. Kendinden geçmiş. Mest olmuş.

Ecstasies : Kendinden geçme. Vecit. Kendinden geçme (extasy olarak da yazılır). Aşırı sevinç. Coşkunluk. Coşku. (zevkten) mest olma. Büyük zevk. Cezbe. Zevk.

Be ecstased : Mest olmak.

Ecstasy : Zevk. Mest olma. Coşku. Coşkunluk. (zevkten) mest olma. Vecit. Kendinden geçme. Dinsel, büyüsel ve gizemsel uğraşı alanlarındaki din adamlarının, büyücülerin, dervişlerin, özellikle samanların tanrılarla, doğaüstü güçlerle, kutsal nesnelerle özdeşleşmek; sayrıları sağaltmak, büyü yapmak, geleceği okumak vb. için gövdesel devinimlerden, kutsal sözlerden, oruçlardan, müzikten ya da uyuşturucu bitki ve ilaçlardan yararlanmak yoluyla içine düştükleri geçici ruhsal durum. Cezbe. Büyük zevk.

 

İngilizce Ecstatic Türkçe anlamı, Ecstatic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ecstatic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Enamored : Vurgun. Düşkün. Gönül vermiş. Tutulmuş. Aşık. Meftun. Abayı yakmış.

Enthusing : Gayrete gelmek. Şevk verici. Coşmak. Gaza getirici. Bayılmak. Şevke getirici. Coşturmak. Heyecan verici. Hayran bırakmak. Ballandıra ballandıra anlatmak.

Devotees : Sofu. Fanatik. Dindar. Meraklı. Düşkün.

Elating : Neşelendirici. Gururlandırmak. Gururlandıran. Sevindirici. Coşturmak. Sevindirmek. Neşelendirmek.

On cloud nine : Mutluluğun doruklarında. Sevincin doruklarında. Son derece mutlu olmak. Dünyalar onun olmak. Bulutların üzerinde. Keyfi gıcır. Mutluluktan havalara uçmak. Sevinçten havalara uçmak. Son derece mutlu.

Joyous : Şen. Keyifli. Neşeli. Sevinçli. Sevindirici.

Drunker : Sarhoş. Daha sarhoş. Kafayı bulmuş. Mest.

Admirers : Aşık. Takdir eden kişi. Takdir eden. Beğenen.

Over the moon : Mutluluktan kendinden geçmiş. Çok sevinçli. Havalara uçma. Başı havada. Sevinçten uçan. Havalarda.

Ecstatic synonyms : ecstatics, aficionado, entranced, enamoured, admirer, happy as a sandboy, in seventh heaven, exhilarative, devotee, blissful, drunks, boosters, as pleased as punch, as drunk as a sow, exciting, distraught, destroyed, cabbaged, exhilarant, admiring, rapturous, enrapt, ecstatical, as merry as a cricket, drunk, rapt, rhapsodic, drunkest, jolly glad, enraptured, enthusiast, inflammatory, booster.

 

Ecstatic zıt anlamlı kelimeler, Ecstatic kelime anlamı

Joyless : Üzgün. Kederli. Neşesiz. Mutsuz. Keyifsiz.

Ecstatic ingilizce tanımı, definition of Ecstatic

Ecstatic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Ecstatic trance. As, ecstatic gaze. Pertaining to, or caused by, ecstasy or excessive emotion. An enthusiast. Of the nature, or in a state, of ecstasy.