Educational age türkçesi Educational age nedir

  • Eğitim yaşı.
  • Bir öğrencinin, değişik derslerde uygulanan başarı testlerinden yaş düzgülerine göre elde ettiği ortalama başarı. (e.y.) bk. başarı yaşı.
  • Eğitim alanında kullanılır.

Educational age ingilizcede ne demek, Educational age nerede nasıl kullanılır?

Educational : Eğitime ait. Ders verici. Öğretici. Eğitim ve öğretimle ilgili; eğitsel. Eğitimle ilgili. Eğitim değeri, eğitici yönü bulunan; eğitme ile ilgili. Eğitici. Eğitim. Eğitimsel.

Age : Yaş. Erginlik. Çağ. Reşit olma. İhtiyarlamak. Yaşlandırmak. Yıllanmak. Asır. Yaşlılık. Kişinin doğumundan beri geçen tam yıl süre.

Educational activities : Okul içinde ya da dışında düzenlenen, eğitsel bir yönü ya da özelliği bulunan, öğrenciler ile öğretmenleri yakından ilgilendiren etkinlikler. okullarda ders saatları dışında yapılan ve genellikle ya öğrenci derneği ya da eğitsel kollarca yürütülen çalışmalara verilen ad. Eğitsel etkinlikler.

Educational administration : Eğitim yönetimi. Bir eğitim kurumuna ilişkin bütün işlerin denetimi ve yürütülmesi. okulun, mali ve işletmeyle ilgili konular dışında, öğretmen ve öğrenciler, öğretim programı ve yöntemleri, ders araç ve gereçleri, kılavuzluk, kol etkinlikleri gibi doğrudan doğruya öğretimle ilgili çalışmalarının denetimi ve yürütülmesi.

 

Educational appliances : Eğitim aracı.

Educational background : Eğitim hayatı. Öğrenim geçmişi. Eğitim geçmişi. Öğrenim durumu. Eğitim durumu.

İngilizce Educational age Türkçe anlamı, Educational age eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Educational age ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abstract intelligence : Soyut zeka. Düşünme ve yeni durumlara uyma konularında soyut kavramlar ile simgelerden başarılı biçimde yararlanma yeteneği.

Academy : Bilim adamları topluluğu. Bilim dallarında, güzel ya da uygulamalı sanatlarda orta ve yüksek öğretim yapan kimi okullara verilen ad. üyeleri bilginlerden, yazarlardan, sanatçılardan oluşan bilim ve sanat kuruluşu. Akademi. Yüksekokul. Medrese. Yüksek okul. Plato'nun kurduğu felsefe okulu. Okul.

Academic intelligence : Soyut kavramları kolayca kavramaya yatkın zeka. Akademik zeka.

Accustoming : Bir hayvana şu ya da bu amaçla birtakım alışkanlıklar ve beceriler kazandırma işi. Ülfet. Ünsiyet. Alıştırmak. Yetiştirim.

Achromatopsia : Renk körlüğü. Akromatopsi. Nesnelerin renksiz algılanması ya da kimi renklerin algılanmamasından ileri gelen bir görme bozukluğu.

Active school : Etkin okul. Eğitim ve öğretim etkinliklerinin planlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi konularında öğrencilere geniş çapta katılma olanağı sağlayan okul. program, yöntem ve insan ilişkileri bakımından işe ve etkinliğe önem veren okul.

Academic preparation : Akademik hazırlık. Belli bir bilim ya da meslek dalında çalışmak için gerekli öğrenimi tamamlamış olma. yüksek öğretimin herhangi bir dalında öğrenim yapmak için gereken ön hazırlık.

 

Achievement tests : Bir öğrencinin ya da bir öğrenci topluluğunun belli bir konuda, genellikle belirli bir öğretim sonunda elde ettiği bilgi, beceri ve anlayışı ölçen testler. Başarı testleri. Başarı testi.

Abnormal child : Bedensel, zihinsel ya da toplumsal özellikler bakımından olağandışı ayrılıklar gösteren çocuk. Olağandışı çocuk.

Achievement age : Bir başarı testinde gerçek ya da yaklaşık olarak ortalamayı gösteren ham puanı elde etmek için gereken yaş. Başarı yaşı.

Educational age synonyms : ability group, academic year, abstract reasoning, academy of economic and commercial sciences, a priori knowledge, abulia.