Eke out a living türkçesi Eke out a living nedir

  • Kıtı kıtına idare etmek.
  • Güçlükle geçinmek.
  • Kıt kanaat geçinmek.

Eke out a living ile ilgili cümleler

English: During droughts, farmers are barely able to eke out a living.
Turkish: Kuraklık sırasında, çiftçiler kıt kanaat zorlukla geçinebiliyorlar.

Eke out a living ingilizcede ne demek, Eke out a living nerede nasıl kullanılır?

Eke : İkmal etmek. Dahi. Eklemek. Artırmak. Hem de. Katlamak.

Out : Nakavt etmek. Dışarı çıkarmak. Çıkış. Kovmak. Dışarı atmak. Ortaya çıkmak. Meydana çıkmak. Çıkarmak. Dışarıda. Yanmak.

A : Argonun simgesi. İngiliz alfabesinin birinci harfi. Atom ağırlığı. Miktar belirtir. Amperin simgesi. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Herhangi bir. La (müzik terimi). Pek iyi. (herhangi) bir.

Living : Geçerli. Oturma. Geçinme. Yaşamak için gerekli araçları sağlama işi. krş. geçim darlığı. Yaşama. Canlı. Geçim. Sağ. Yaşantı. Geçinmek.

Eking out a living : Kıt kanaat geçinmek. Meteliğe kurşun sıkmak. Üç kuruşa geçinmek. Zar zor geçinmek.

Make a living : Geçimini sağlayabilme. Hayatını kazanma. Hayatını kazanmak. Geçinmek.

Eke out : İdareli kullanmak. Katmak. Kastırmak. İlave etmek. Zorluklara göğüs gererek başarmak. Eklemek. Tamamlamak. Uzatmak. Bir şey yapmakla yetersiz bir şeyi artırmak. Artırmak.

 

Earn a living : Geçinmek. Hayatını kazanmak.

Made a living : Geçimini sağlayabilme. Hayatını kazanma.

İngilizce Eke out a living Türkçe anlamı, Eke out a living eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Eke out a living ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Scrape along : Az parayla geçinmek. İdare etmek.

Eking out a living : Zar zor geçinmek. Üç kuruşa geçinmek. Meteliğe kurşun sıkmak.

Earn a bare living : Yaşayacak kadar kazanmak.

Live from hand to mouth : Zar zor yaşamak. Kazandığını yemek. Zar zor geçinmek. Boğaz tokluğuna çalışmak. Ucu ucuna yaşamak. Elden ağıza yaşamak. Kazandığıyla ancak karnını doyurmak.

Make both ends meet : Geçinmek. Ucu ucuna yetişmek. Ayağını yorganına göre uzatmak. İki ucunu bir araya getirmek. Zar zor iki yakasını bir araya getirmek. İki yakası bir araya gelmek. Geliri gidere denkleştirmek. Kazancı masrafına yetişmek. İdare etmek.

Scrape : Kazımak. Çıkmaz. Güç durum. Hafifçe dokunmak. Sıyrık. Sıyırmak. Kazıyarak çıkartmak. Bela. Güç bela idare etmek.

Scratch along : Zar zor geçinmek. Kazımak. Kazıyarak çıkarmak. İki yakayı bir araya getirememek.

Keep the wolf from the door : Aç kalmayacak kadar parası olmak. Zar zor geçinmek. Kıtlığı önlemek. Açlığın ve fakirliğin önüne geçmek.

Eke out a living synonyms : lead a hand to mouth existence, keep body and soul together, make ends meet.