Electromagnets türkçesi Electromagnets nedir

  • Elektrikli mıknatıslar.
  • Elektrik akımıyla oluşan mıknatıs.
  • Elektromıknatıslar.
  • Elektromıknatıs.

Electromagnets ingilizcede ne demek, Electromagnets nerede nasıl kullanılır?

Armature of an electromagnet : Elektromıknatısın armatürü.

Electromagnet : Çıngılı mıknatıs. Üzerine sarılan iletken telden elektrik akımı geçirilince mıknatıslılık kazanan demir. Elektrikli mıknatıs. Elektro mıknatıs. Fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yumuşak demir üzerine sarılmış bir iletken sarmaldan elektrik akımı geçirmekle oluşturulan mıknatıs. Elektrik akımıyla oluşan mıknatıs. Elektriksel mıknatıs. Elektromıknatıs. Elektromagnet.

Electromagnetic : Elektrikle mıknatıslanır. Elektrik akımıyla oluşan mıknatıslılık ile ilgili. Elekromanyetik. Elektriğin manyetik olarak üretimi. Elektrikli mıknatıssal. Elektromanyetizm ile ilgili. Elektromanyetik. Elektriksel mıknatıslılık ilgili.

Electromagnetic compatibility : Elektromanyetik uygunluk. Elektromanyetik uyumluluk. Uyumluluk. Elektromanyetik bağdaşırlık.

Electromagnetic coupling : Elektromanyetik kuplaj. Elektromanyetik kavrama.

Electromagnetic interference : Elektromanyetik girişim. Elektromanyetik karışma. Elektrikli mıknatıssal girişim. Elektromanyetik parazit. Elektromanyetik karışım. Emı. Elektromanyetik enterferans. Elektrikli cihazların çalışmasında elektromanyetik radyasyonun varlığından kaynaklanan kesilme.

 

Electromagnetic field : Elektromanyetik alan. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Titrek bir elektrik yükü ile yaratılan alan. Elektrikli mıknatıssal alan. Elektromıknatıs alan. Bir iletkenden elektrik akımı geçirildiğinde bu iletkenin yakınında ortaya çıkan ve mıknatıslılık özelliği taşıyan alan. tv. bir verici dalgalıktan radyoelektrik dalgalar geçtiğinde, uzaktaki bir iletkende (alıcı dalgalıkta) buna uygun elektrik akımı oluşturan alan.

Electromagnetic delay line : Elektromanyetik gecikme hattı.

Electromagnetic lens : Elektron mikroskobunda havası boşaltılmış bir kolonda bulunan ve akım verildiğinde, elektronların geçişi sırasında, oküler, objektif ya da kondansör merceklerinin görevini yapan manyetik mercekler. Elektrikli mıknatıssal mercek. Elektromanyetik mercek.

Electromagnetic inertia : Elektromanyetik atalet.

İngilizce Electromagnets Türkçe anlamı, Electromagnets eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Electromagnets ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Relay : Bayrak sopasını aktarma alanında elden ele geçirme yoluyla, aşamalı olarak her atletçe bir bölümü koşulan takım yarışı. Naklen yayınlamak. Yorulanın yerini alan grup. Rölelerle iletmek. Naklen yayın. Kontervizör. Vardiya. Bağlak. Bildirmek. Yerini alan kimse.

Magnetic head : Mıknatıslı kafa. Manyetik kafa. Ses aygıtlarında, mıknatıslı görüntü aygıtlarında ses ya da görüntü imlerini mıknatıslı kuşağın üzerine aktaran ya da aktarılmış olan ses ya da görüntüyü okuyan bölüm. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

 

Electric bell : Çıngı zili. Elektrikle çalışan zil. Elektrikli zil. Elektrik zili.

Magnet : Bir elektrik akımı üzerinde kuvvet etkisi ile kendini belli eden ve demir mıknatıssal tozları çekebilen demir ya da çelik nesne. Nebraska eyaletinde yerleşim yeri. Mıknatıs. Demirkapan. Komşu cisimde bir mıknatıslı alan oluşturan cisim. Fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Elektrikli mıknatıs.

Electrical relay : Elektrik rölesi. Elektrik düzenleyicisi.

Armature : Toplaç. Bir işlergenin dönen parçası. bir elektirik motorunda ya da üreteçte üzerine akım kangalı sarılmış mıtnatıssal alan içinde dönen demirden parça. Armatür. Üreteç göbeği. Zırh. Doğru akım üretecinin, dönen, üzeri sargılı orta bölümü. Döneç. Teçhizat. Rotor.

Electromagnet : Üzerine sarılan iletken telden elektrik akımı geçirilince mıknatıslılık kazanan demir. Yumuşak demir üzerine sarılmış bir iletken sarmaldan elektrik akımı geçirmekle oluşturulan mıknatıs. Elektrikli mıknatıs. Elektro mıknatıs. Fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Elektromagnet. Elektriksel mıknatıs. Çıngılı mıknatıs.