Electron beam tube türkçesi Electron beam tube nedir

  • Elektron demeti tüpü.

Electron beam tube ingilizcede ne demek, Electron beam tube nerede nasıl kullanılır?

Electron : Negatif yüklü çekirdek parçacığı. Fizik, kimya, nükleer enerji, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yükü 1,6022.10-19 coulomb, kütlesi 9 .1096.10-28 g. olan ve atom çekirdeğinin çevresindeki erke düzeylerinde yer alan kalımlı temel parçacık. Eksicik. Önelcikten yaklaşık olarak iki bin kez daha yeğni olan, eksi yüklü temel parçacık. Bütün atomların yapısında bulunan elemansel tanecik. (elektron, atom çekirdeğine bağlıdır ve ortadaki çekirdeğin çevresinde yer alan basamaklarda, değişik sayılarda elektronun döndüğü varsayılır. her atomdaki basamağın sayısına ve her basamaktaki eksi yüklü elektron sayısına göre değişik kimyasal öğeler ortaya çıkar. belirli nicelikte elektrik taşıyan elektron, bu özelliğinden dolayı elektrik akımının temel öğesidir. elektronun çeşitli görünüşlerini elektriksel olaylarla izleriz). Çınca. Atomun negatif yüklü parçacığı. Öğecik ile özdecik yapısını oluşturan, kütlesi çekinden iki bin kez daha küçük, eksi yüklü temel tanecik. Elektron.

Beam : Bilgisayar, fizik, kimya, uzay, jimnastik, madencilik, nükleer enerji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Işın. Parlamak (yüzü). Işık demeti. Parlamak. Yayın yapmak. Saçmak (ışık). Yayılmak. Demet. Gözlerinin içi gülmek.

 

Tube : İçi boşaltılmış ya da özel bir gazla doldurulmuş camdan bir kap içinde, ısıtılan bir elektrikucunun (eksiuç) serbest bıraktığı elektronların pozitif yüklü bir başka elektrikucuyla (artıuç) toplandığı ışıtaç çeşidi. Kullanım yerine göre çapı değişebilen genellikle camdan yapılmış içinde üşekler bulunan, havası alınmış ya da amaca uygun uçunlarla doldurulmuş yuvak biçimli kapalı gereç. temel parçacıkları algılayan geiger borulanndan televizyon görüntü borusuna ve eksicik borularına değin değişik kullanım yerleri vardır. Boru. Metro. Alıcının, mercekten gelen görüntüyü elektriksel ime çeviren ana bölümü. Radyo ışıtacı. Tüp. Motorlu taşıtlarda dıştaki koruyucu lastiğin içinde yeralan ve içine hava doldurulan lastik. Deney tüpü. İçlastik.

Electron beam : Elektron ışını. Elektron hüzmesi. Aynı kaynaktan çıkan, aynı yörünge üzerinde aynı hızla yol alan elektronlar topluluğu; özellikle televizyonda elektron topundan çıkarak ereğe giden elektronlar. Elektron akımı. Biyoloji, fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Elektron demeti. Aynı yönde hızlı bir şekilde hareket eden elektronların ışını. Elektron huzmesi. Özdeş hızla, özdeş doğrultuda devinen eksicik kümesi. Eksicik demeti.

Electron beam drilling : Eksicik ışınlı delme. Elektron ışınlı delme.

Electron beaming : Elektron hüzmesi. Elektron ışını. Gıda yüzeylerinin pastörizasyonu amacıyla, birbirine paralel elektromanyetik radyasyonların kullanılması. Elektron ışınlaması. Elektron huzmesi. Elektron demeti.

 

Electron beam film scanner : Film yayın aygıtının, elektronik film tarama ilkesine göre çalışan çeşidi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Elektronik film tarayıcı.

Electron beam recording : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Televizyon imine uygun değişimlere uğrayan bir elektron demetinin yardımıyla film üzerine görüntü saptama. Elektronik film saptama. Elektron demetiyle kayıt.