Elisa türkçesi Elisa nedir

  • Elısa.
  • (tıp veya medikal terimi) belirli virüs ya da bakterilere antikorlar belirlemek için kullanılan kan tahlili (başlangıç hıv tarama testi olarak kullanılan).
  • Enzimle bağlanmış immünosorbent deneyi.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Eliza.

Elisa ile ilgili cümleler

English: One day, Elisa left for Madrid.
Turkish: Bir gün, Elisa Madrid'e gitti.

Elisa ingilizcede ne demek, Elisa nerede nasıl kullanılır?

Elisa test : Enzimle işaretli antikorlar aracılığı ile antikor ve antijen tespitinde kullanılan teknik. antijen ya da proteinleri enzimle katalizleme sonucu oluşan renk değişikliği. bu test sonucunda organizmada aids virüsü bulunup bulunmadığı anlaşılır. Elısa testi.

Elisabeth : Kadın ismi (ayrıca elizabeth). Kadın ismi.

Caramelisation : Karamel üretim işlemi (ayrıca 'caramelization'). Şekerlerin erime noktasına kadar ısıtılarak sarı-kahvemsi renk ile hoş bir yanık kokusu alıncaya kadar pişirilmesi, karamelizasyon. Karamelizasyon. Karamelleşme. Karamelize.

Cartelisation : Ekonomik monopol oluşumu. Kartel olma (ayrıca cartelization). Kartelleşme. Kartel yaratma. Kartelizasyon.

Channelisation : Kanal açma. Kanal açma eylemi (ayrıca 'channelization'). Kanal oluşması. Kanallama.

Elisions : Söylenişte bir sesin çıkarılması. Çıkarma. Ses düşmesi. Düşme. Sonünlü düşmesi. Son ses düşmesi.

 

Allelism : Alelizm. Kalıtsal değişimlere neden olan genler varlığı (genetik).

Belisha beacon : Yaya geçidi lambası.

Elisha : Elijah tarafından onun halefi olması için seçilen yahudi peygamber (incille ilgili). Erkek ismi. Kadın ismi. Soyadı.

Camelish : Deveye benzeyen. Deve gibi.

İngilizce Elisa Türkçe anlamı, Elisa eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Elisa ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.

Abattoir : Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Salhane. Kesimevi. Mezbaha.

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

Abaxial : Eksendışı. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksenden uzak. Eksen dışı. Aks kemiği dışında. Abaksiyal. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi).

Abdominal ovariectomy : Abdominal ovaryektomi. Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

Assay : Analiz. Ayarlamak. Ayarını belirlemek. Tecrübe etmek. Çözümleme. Kalkışmak. Tecrübe. Çözümlemek. Tahlil. Ayar etmek.

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

 

Abdomen : Böcek gövdesinin alt kısım. Abdomen. Karın. Karnın altı. Karın (böcek gövdesinde). Batın. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen.

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

Elisa synonyms : enzyme linked immunosorbent serologic assay, abdominal fat necrosis, a amplitude mod, enzyme linked immunoabsorbent assay, a dna, a c syndrom, abdominal distention, enzyme linked immunosorbent assay, abdominal palpation, abdominal pain.