Emcees türkçesi Emcees nedir
- Protokol yetkilisi olarak çalışmak.
- Teşrifatçı.
- Protokol müdürü olarak çalışmak.
- Bir kutlamanın ev sahipliğini yapmak.
- Sunmak.
- Emcee (sunmak).
- Bir programın sunuculuğunu yapmak.
- Sergilemek.
- Sunucu.
- Bir etkinliği sunmak.
- Protokol yetkilisi.
- Protokol müdürü.
- Teşrifatçı olarak çalışmak.
Emcees ingilizcede ne demek, Emcees nerede nasıl kullanılır?
Emcee a show : Bir gösteriyi sunmak. Bir şovu sunmak.
Emcee : Bir programın sunuculuğunu yapmak. Protokol yetkilisi olarak çalışmak. Sunucu. Sunmak. Protokol müdürü. Protokol müdürü olarak çalışmak. Teşrifatçı olarak çalışmak. Protokol yetkilisi. Teşrifatçı. Sergilemek.
Emceed : Teşrifatçı. Emcee (sunmak). Protokol müdürü. Protokol yetkilisi. Sunmak. Protokol yetkilisi olarak çalışmak. Sunucu. Teşrifatçı olarak çalışmak. Bir programın sunuculuğunu yapmak. Sergilemek.
Emceeing : Sunmak. Sunuculuk. Emcee (sunmak). Bir etkinliği sunmak. Bir kutlamanın ev sahipliğini yapmak.
Be emceeing : Sunucu olmak. Törenler yönetmek. Sunuculuk yapmak.
Emca : Avrupa çapında bilgisayar işletmeleri birleştiren organizasyon.
İngilizce Emcees Türkçe anlamı, Emcees eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Emcees ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Bringeth : Takdim etmek. - ile götürmek veya taşımak. Hoşuna gitmek.
Compere : Sunuculuk yapmak.
Trounce : Fırça çekmek. Cezalandırmak. Pataklamak. Yenmek. Fırça atmak. Paylamak. Dayak atmak. Büyük bir yenilgiye uğratmak. Azarlamak. Sopa çekmek.
Excel : Başarı göstermek. Geçmek. Üstün olmak. Çok iyi olmak. Sivrilmek (argo terim). Sivrilmek. Cebinden çıkarmak. Gölgede bırakmak.
Outcry : Bağrışma. Halk protestosu. İtiraz. Bağırma. Feryat. Protesto (büyük çapta). Bağırış. Protesto. Daha sesli bağırmak. Haykırış.
Outgrow : Geçmek. Elbiselere sığmamak. Büyümek. -den vazgeçmek (büyüyünce). Küçük gelmek. İçin fazla büyümüş olmak. -den daha çabuk büyümek. Bırakmak (alışkanlık). ...için fazla büyümüş olmak. Sığmamak.
Surmount : Yenmek. Aşmak. Altından kalkmak. Halletmek. Altetmek. Üstesinden gelmek. Üzerinde olmak. Hakkından gelmek. Galebe çalmak. Üstünden yükselmek.
Marshals : Dizmek. Mareşal. İtfaiye şefi. Protokol görevlisi. Önüne düşüp götürmek. Mahkeme icra memuru. Sıraya koymak. Sıralamak. Polis şefi.
Pass : Piyasaya sürmek. Uç boylarında bulunan küçük kale. dağ geçitlerinde kurulan karakol ya da karakol binası. iki dağ arasındaki geçit yeri, boğaz. Gezdirmek. Geçirmek. Aşmak. Aktarma. Onaylanmak. Vermek. Dinmek. Bir veri kümesi üzerinde bir kez uygulanan iş dönemi.
Emcees synonyms : outroar, outmatch, out herod, outshine, go past, emcee, surpass, chamberlain, shell, outpace, announcers, overstep, conferred, bestowing, dish up, bestows, display, blazoned, outdo, stand out, master of ceremonies, confer, execute, announcer, executes, executed, beat, better, outdraw, marshaled, emceed, top, outshout.
Emcees zıt anlamlı kelimeler, Emcees kelime anlamı
Necessary : Muhakkak. Gereken şey. Gerek. Gereken. Vacip. Lazım olan. Lazım. Gerekli. Lüzumlu. Kaçınılmaz.
Moderation : İtidal. Yumuşatma. İşletme koşullarını daha kolay denetleyebilmek için tepkime hızını azaltma. ışınetkin özdeklerin parçalanmasıyla ortama dağılan nötronların yavaşlatılmaması. Ilımlama. Ölçülü olma. Yatıştırma. İnsaf. Yeğinliği azaltma, aşırılığı olağan bir ölçüye indirme. Ilımlılık. Yavaşlama.

Bu kısımda Emcees kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Emcees ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Emcees anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Emcees ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.