Emissions türkçesi Emissions nedir

Emissions ile ilgili cümleler

English: Gas emissions cause serious pollution in urban areas.
Turkish: Kentsel alanlardaki gaz salınımı ciddi kirliliğe neden oluyor.

English: Since 1990, methane emissions have decreased by 11%.
Turkish: 1990'dan beri metan salımları %11 oranında azalmıştır.

English: It is said that global warming is directly related to carbon dioxide emissions.
Turkish: Küresel ısınmanın karbondioksit emisyonu ile doğrudan ilgili olduğu söyleniyor.

English: His mobile phone produced radio emissions that interfered with other phones.
Turkish: Onun cep telefonu, diğer telefonları engelleyen radyo emisyonu üretti.

Emissions ingilizcede ne demek, Emissions nerede nasıl kullanılır?

Nocturnal emissions : Islak rüya. Düş azması. Erkeğin uyku sırasında istem dışı boşaldığı durum.

Remissions : Feragat. Hafifletme. Azalma. Bağışlama. Af. Hafifleme. Vazgeçme.

Emission current : Emisyon akımı.

Emission line : Salım çizgisi. Işınım yapan bir gaz küresi ya da katı cismin tayfından görülen parlak çizgiler. Emisyon çizgisi. Salma çizgileri.

Emission monopoly : Para çıkarma tekeli. Para basma yetkisinin yalnızca bir kurumun elinde olması.

Emission spectrum : Salım izgesi. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Emisyon spektrumu. Yayım tayfı. Yayınım spektrumu. Soğurulan değil de salınan ışıkların izgesi. Bir ışık kaynağından doğrudan çıkan ışığın izgesi. Işıma görüngesi.

 

Cosine emission law : Kosinüs kanunu. Eşdikmelik yasası. Işıyan ya da aldığı ışığı dağınık yansımayla dağıtan bir yüzeyin, verilen bir doğrultuda yaydığı erkenin, yüzeyin dikmesiyle yayınım doğrultusu arasındaki açının eşdikmeliği ile oranlı olduğunu bildiren yasa. bir yüzeyin bir dış kaynakla aydınlanması da ışığın geliş açısının eşdikmeliği ile oranlı olur. anlamdaş lambert yasası.

Atomic emission photometry : Atomik emisyon fotometri. Alev fotometri.

Newton emission law : Newton'un, ışığın kaynaktan püskürülen taneciklerden oluştuğunu savunan yasası. Newton salım yasası.

Flame emission spectroscopy : Alev emisyon spektroskopisi.

İngilizce Emissions Türkçe anlamı, Emissions eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Emissions ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Divulging : Açığa vurma. Açığa vurmak. İfşaat. Yaymak. Ortaya dökme. İfşa etmek. İfşa etme. Açıklama. Deşifre etmek. Söylemek.

Emanation : Ortaya çıkma. Fışkırma. Emanasyon. Türüm. Çıkan gaz. Çıkan şey. Çıkma. Sızıntı. Radyoaktif maddelerin ışın yayımı. Radyoaktif gaz.

Abstractions : Çalma. Soyutlama. Soyut terim. Çıkarılma. Ayırma. Aşırma. Soyut sanat eseri. Tecrit. Alma. Düşünceye dalmış olma.

Dissemination : Yayılma. Yayılım. Dağılma. Geçme. Dağıtım. Saçma. (bilgi) yayımlama. Dağıtım (bilgi vb). Yaygınlaştırma.

 

Divarication : Fikirde farklılığa katılmama. Anlamda belirsizlik. Divarikasyon. Dallanma. Yayılma. Bölünme.

Cancellation : İptal damgası. Fesh etmek. Çizme. Geçersiz kılma. İptal. Kaldırılma. Yoksayma. Türeye aykırı,yerinde olmayan bir işlemin ya da bir kararın yargı ya da yetkili kurulca ortadan kaldırılması. bozma, uygulamayı kaldırma. Lağıv.

Diffusions : Difüzyon. Yayınım. Dağıtım. Yayılma. Nüfuz. Yayınma. Difüzyonizm. Diffüzyon. Dağılma.

Banknotes issued : Emisyon hacmi.

Disgorgement : Güç kullanarak. Zorla dışarı çıkarma. Bir şeyi bırakma işi. Bir şeyi bırakma. Geri çekilme. Kusma. İstifra etme.

Cancelation : Fesh etmek. Geçersiz kılma. Damga. Lağıv. Bozma. Feshetme. İptal damgası. Çizme. İptal olunan şey.

Emissions synonyms : missionary post, missionary station, ngo, foreign mission, nongovernmental organization, communication, circulations, disembarkment, issuance, belch, venting, transmission, radiation, launchings, issuances, deductions, dissipation, emission, egression, distribution, distributions, publishing, broadcastings, cancellations, discharge, amotion, belched, dissipations, deduction, chasing away, disseminations, desorption, securities.