Emission monopoly türkçesi Emission monopoly nedir
- Para basma yetkisinin yalnızca bir kurumun elinde olması.
- İktisat alanında kullanılır.
- Para çıkarma tekeli.
Emission monopoly ingilizcede ne demek, Emission monopoly nerede nasıl kullanılır?
Emission : Yayım yapma. İhraç. Yayınlama. Çıkarma. Maddenin ışıyan erke vermesi olayı. Bir cismin çevresine ışılcık ya da özdek tanecikleri durumunda erke salması, anlamdaş yayım. Salım. Yayma. Verme. Bilgisayar, fizik, kimya alanlarında kullanılır.
Monopoly : Vurgunculuk. Monopol. Tekel. Tekel piyasasında etkinlikte bulunan ve ürettiği malın piyasa fiyatını veya sunum miktarını belirleme gücüne sahip firma. İnhisar. Bir elden satma. Tek satıcı. Bir devletin, bir ortaklığın, bir kişinin her tür tecimsel yarışmayı ortadan kaldırarak bazı şeyleri yapma, satın alma, satma ya da bir işin yapımını sağlama yönünde elinde bulundurduğu ayrıcalık. belirli bir nesnenin bir elden yapılması ya da alınıp satılması. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.
Emission current : Emisyon akımı.
Emission line : Emisyon çizgisi. Salım çizgisi. Salma çizgileri. Işınım yapan bir gaz küresi ya da katı cismin tayfından görülen parlak çizgiler.
Emission of radiation : Bir cismin kendi çevresine birim sürede ışıdığı ısıl ışınım yeğinliği; bu yeğinlik cismin ve çevresinin sıcaklığına ve cismin yüzey yapısına bağlıdır, anlamdaş ışıma, ışınlanım. Radyasyon emisyonu. Işınım salımı.
Emission security : Tempest güvenliği. Elektromanyetik sızma güvenliği.
İngilizce Emission monopoly Türkçe anlamı, Emission monopoly eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Emission monopoly ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.
Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.
A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.
Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.
A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.
Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.
Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.
A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.
A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.
A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiyede kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu.
Emission monopoly synonyms : a shift in individual demand, ability to pay approach, a change in individual demand, issue monopoly, abnormal budget receipts, a shift in supply, a change in supply.

Bu kısımda Emission monopoly kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Emission monopoly ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Emission monopoly anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Emission monopoly ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.