Emoting türkçesi Emoting nedir

  • Duygularını dramatize etmek (argo terim).
  • Duygu ifade etmek.
  • Coşma.
  • Fazla duygulu davranma.
  • Aşırı duygu sergileme.
  • Duygusal davranmak.
  • Taşkın sevgi gibi hisleri açığa vurma.

Emoting ingilizcede ne demek, Emoting nerede nasıl kullanılır?

Demoting : Alt sınıfa indirmek. Rütbesini indirmek.

Demoting a heading level : Başlık düzeyini indir.

Emoticon : Süslemeli yazılar. (internet) insan yüzü gibi duygu ve ifadeler gösteren yüz şeklinde ikon türü (gülen yüz gibi). Yüz ifadelerini belirten ikon. İfade.

Emoticons : His simgeleri.

Emotion : Duygu. Coşku. Güçlü duygu. Duygulanma. His. Duygulanım. Emosyon. Heyecan. Teessür. Bir uyarıcı karşısında, aşırı derecede duygulanış nedeniyle fizyolojik değişmelere yol açan tepki. organizmanın durgun ve olağan durumundan herhangi bir biçimde uzaklaşması hali.

Emotional amenorrhea : Hislere bağlı olarak gelişen. Emosyonel amenore.

Emotional development : Hissi tekamül. Duygusal gelişim.

Emotional : Hissi. İçli. Coşkulara ilişkin olan ya da bireyde coşku uyandırma niteliği taşıyan (şey). olağandan daha çok coşkulanan ya da coşkuların etkisi altında davranan(kişi). Coşkun. Duyarlı. Dokunaklı. Duygusal. Müteessir edici. Duysal.

Emotional blocking : Duygusal tıkanma.

Emotional burden : Duygusal yük. Bir soru çizinliğinin kimi yanıtlayıcılara yüklediği ve onları sorulara yanıt vermekten alıkoyabilecek olumsuz duygu.

 

İngilizce Emoting Türkçe anlamı, Emoting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Emoting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Inflammations : Yangı. Tutuşma. Enflamasyon. Tutuşturma. İltihap. Alevlendirme. Kızma. Alevlenme. Yalazlanma.

Love : Muhabbet beslemek. Aşk. Sevgi duymak. Sevgi. Sevgi beslemek. Aşık olmak. Sevda. Bayılmak. Sevmek.

Fearfulness : Korkuyor olma durumu. Berbatlık. Korkunçluk. Ürkeklik. Korkma durumu.

Deliriums : Hezeyan. Deliryum. Bilincin ve algının kaybolması hali. Çılgınlık. Dalgınlık hali. Azma. Sayıklama.

Anxiety : Düşünce. Canlının içinde bulunduğu sıkıntılı duruma bağlı olarak gelişen psikonöretik bozukluk. Merak. Huzursuzluk. Can atma. Heves. Anksiyete. Vesvese. Kaygı. Sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Joyfulness : Neşelilik. Sevindiricilik. Sevinçlilik.

Gushed : Fışkırmak. Yağlayıp ballamak. Fışkırtmak. Fışkırış. Coşku. Fışkırtı. Fışkırma. Coşmak. Taşmak.

Anger : Fitil vermek. Kızgınlık. Hiddet. Sinir. Hiddetlendirmek. Öfke. Ağaç delgisi. Öfkelendirmek. Kızdırmak. Darıltmak.

Secret ballot : Gizli oy verme usulü. Gizli oy. Gizli oylama.

Gush : Yağlayıp ballamak. Gırtlakla ilgili. Fışkırış. Gırtlaktan. Taşmak. Coşmak. Fışkırtmak. Fışkırma. Fışkırtı.

Emoting synonyms : cer, multiple voting, emotional state, conditioned emotion, conditioned emotional response, ballot, casting vote, balloting, choice, emoted, joy, selection, inflammation, block vote, effervescence, emotes, emote, pick, veto, split ticket, choler, awe, write in, straight ticket, hate, joyousness, reverence, fear, veneration, spirit, hatred, vote, delirium.

 

Emoting zıt anlamlı kelimeler, Emoting kelime anlamı

Fearlessness : Pervasızlık. Korkusuzluk. Cesaret.

Love : Sevda. Sevgi duymak. Sevmek. Aşk. Aşık olmak. Bayılmak. Sevgi. Muhabbet beslemek. Sevgi beslemek.

Sorrow : Acı çekmek. Üzücü olay. Yas tutmak. Keder. Kederlenmek. Tasa. Acı. Matem. Gam çekmek. Şanssızlık.

Emoting antonyms : hate, split ticket, straight ticket.