Emplastic türkçesi Emplastic nedir

  • Tutkal cinsinden.
  • Yapışan.
  • Yapışıcı.
  • Yapışkan.
  • Tutkala benzer.

Emplastic ingilizcede ne demek, Emplastic nerede nasıl kullanılır?

Esemplastic : Bir birim veya ünite şeklinde düzenlenmiş. Bütünleşmiş. Birleşmiş. Farklı şeyleri bir bütün olarak birleştirerek düzenleme veya oluşturma gücüne sahip olan. Tekleşmiş.

Emplastre : Yakı. Çeşitli etkin maddelerin içine bal mumu, reçine, terementi esansı gibi maddeler de katılabilen, katı veya yarı-katı yapışkan kitlelerin pamuk, keten, kumaş üzerine yayılmasıyla elde edilen ve vücudun çeşitli bölgelerine dışarıdan yapıştırılarak uygulanan bir ilaç biçimi.

Emplace : Mevziye sokmak. Konuşlandırmak. Yerleştirmek. Mevzilendirmek.

Emplaced : Belirli bir yere yerleştirilmiş. Yerleştirmek. Mevzilendirilmiş. Mevzilendirmek.

Emplacement : Platform. Dipsiz kayacın, taşyuvardaki yerli kayaçları iterek ya da eriterek onların yerini alması. Konuşlandırma. Tabya. Mevzi. Yerleştirme. Mevzilenme. Yere koyma. Yerleşme.

Add template : Şablon ekle.

Apply design template : Tasarım şablonu uygula.

Active template : Etkin şablon.

Emplane : Uçağa binmek. Uçağa yüklemek. Uçağa bindirmek.

All active templates : Tüm etkin şablonlar.

İngilizce Emplastic Türkçe anlamı, Emplastic eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Emplastic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Coherent : Eşevreli. Tutarlı. Koherent. Kolayca anlaşılan. Uyumlu. Ahenkli. Kararlı girişim örnekçesi oluşturmak için, girişen dalgaların kaynaklarında evre birliği sağlanmış olması. Birbirini tutan. Uygun.

Chewy : Sakız gibi. Çiğnenebilir. Çok fazla çiğneme gerektiren. Çiğnemeye müsait. Sakız. Çiğneme gerektiren. Çok fazla çiğneme gerektiren yoğunlukta olan (yiyeceğin). Çiğnenmesi zor.

Clingy : Sarılan. İlgi meraklısı.

Springy : Elastiki. Elastik. Esnek. Zıpkın gibi. Enerjik. Yay gibi. Canlı. Yaylı.

Clingier : Sarılan. İlgi meraklısı.

Plastic : Plastik. Kredi kartı. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Esnek. Biçimlenebilir. Yoğruk. Çekildikçe uzayan, kuvvet kalkınca eski durumuna dönmeyen özdek. Biçim verilebilir. Estetik. Naylon.

Adherents : Taraftar. Bağlı olan. Bağlı. Yandaş. Yapışık. Destekleyen.

Live : Akım açık. Elektrik akanının geçmekte olduğunu belirtir deyim. elektrik tehlikesine karşı uyarı. Geçirmek. Hayatta kalmak. Geçinmek. Beslenmek. Naklen. Yaşamak. Oturmak. Hayatın tadını çıkarmak.

Clammier : Islak. Rutubetli. Soğuk. Nemli. Yapışkan ve soğuk. Islak ve yapışkan. Soğuk ve nemli. Yaş. Yapış yapış.

Agglutinant : Aglutinin. Yapışkan madde. Tutkal. Yapıştıran. Aglutinant. Yapıştırıcı. Birbirine yapışan.

Emplastic synonyms : elasticised, expansible, stretch, stretchable, bouncy, cohesive, cloggy, springlike, moldable, lively, agglutinates, rubbery, flexile, expandible, clingiest, whippy, adherent, adhesive, cohering, expansile, elasticized, pliant, clarty, viscoelastic, expandable, clammiest, clammy, agglutinate, pliable, clinging, stretchy, clamant, adaptable.

 

Emplastic zıt anlamlı kelimeler, Emplastic kelime anlamı

Inflexible : Kararlı. Hiç esnek davranmayan. Kalıplaşmış. İnatçı. Sebatlı. Sert. Boyun eğmez. Değişmez. Bükülmez. Yavuz.

Inelastic : Elastikiyetsiz. Esnemez. Elastikiyetliksiz. Elastikliği olmayan. Esnek olmayan. Elastik olmayan. Esneklik özelliği göstermeyen. Sert.

Unadaptable : Uyarlanamayan. Uygun olmayan. Kullanışsız. Uyumsuz.

Emplastic ingilizce tanımı, definition of Emplastic

Emplastic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Fit to be applied as a plaster. As, emplastic applications. Adhesive. Glutinous. A medicine causing constipation.