Clammier türkçesi Clammier nedir

Clammier ingilizcede ne demek, Clammier nerede nasıl kullanılır?

Clammiest : Rutubetli. Soğuk ve nemli. Islak ve yapışkan. Yapışkan ve soğuk. Yapışkan. Nemli ve soğuk. Soğuk. Islak. Nemli. Yaş.

Clammily : Soğuk ve nemli bir şekilde. Islak bir şekilde. Yapışkan bir halde.

Clamminess : Nemlilik. Islaklık. Havanın aşırı nemli oluşu. Nem. Yapışkanlık. Rutubet. Soğukluk.

Clamming : Çamurla kapama.

Clammed : Bir dolar. Deniztarağı. İçine kapanık kimse. Deniz tarağı. Yapışmak. İstiridye. Neşeli parti. Mengene. Midye. Şamatalı toplantı.

Clammy : Yapışkan. Rutubetli. Islak ve yapışkan. Yapışkan ve soğuk. Yaş. Yapış yapış. Islak. Nemli. Soğuk ve nemli. Soğuk.

Razor clam : Denizçakısı. Yassı solungaçlılar (lamellibranchiata) sınıfından uzun, dar ve hafifçe kıvrık kabuklu bir yumuşakça türü. Ustura midyesi. Solinya.

Clamant : Yapışkan. Gürültülü. Israrlı.

Clam : Mengene. Deniztarağı. Neşeli parti. Şamatalı toplantı. İçine kapanık kimse. İstiridye. Midye. Bir dolar. Yapışmak. Deniz tarağı.

Clambakes : Midye pişirip yeme eğlencesi. Kumsal partisi. Plaj pikniği.

İngilizce Clammier Türkçe anlamı, Clammier eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Clammier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cloggy : Yığılı. Geciktirilmiş. Bağlı. Takılı. Tıkanma eğilimi olan.

Bedewed : Çiy taneleriyle ıslatmak.

Bleak : Umutsuz. İnci balığı. Tatsız. Rüzgar alan. Kötü. Çıplak. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, sazangiller (cyprinidae) familyasından, asya'da tatlı sularda yaşayan bir tür. Rüzgara maruz. Kara. Sazangiller familyasından, şerit arakonakçısı bir balık türü; akbalık.

Struggle : Çabalamak. Çırpınmak. Savaş. Savaşım vermek. Çaba. Savaşmak. Savaşım. Mücadele. Uğraşmak. Dövüşmek.

Apathetic : Kayıtsız. Duygusuz. Duyarsız. Hissiz. İlgisiz. Cansız. Apatetik. Lakayıt. Hissiz, duyusuz, ilgisiz.

Dewiest : Çiy gibi. En rutubetlisi. Gözyaşı. Hayat dolu. Çiy ile kaplı. Canlı. Taze.

Dewy : Buğulu. Hayat dolu. Taze. Çiyli. Üzerine çiy düşmüş. Çiy ile kaplı. Çiy gibi. Çiyle kaplı.

Sputter : Kuru gürültü. Yağ sıçratmak. Boğulmak (motor). Konuşurken tükürükler saçmak. Heyecanla söylemek. Cızırdamak. Guruldamak. Tükürerek konuşmak. Sıçramak. (alev) sönecek gibi titremek.

Clammier synonyms : clammy, dabby, moistest, aloof, gooey, watery, mount, scramble, moister, asl, clamant, danker, antipathetic, dob, gluey, time of life, dampish, skin, clingy, calmest, asexual, liquid, age, clingiest, glutinous, agglutinates, shin, calmer, humid, sloppier, clingier, agglutinant, climb.