Clammed türkçesi Clammed nedir

Clammed ingilizcede ne demek, Clammed nerede nasıl kullanılır?

Clammier : Yapışkan ve soğuk. Rutubetli. Soğuk. Yapışkan. Nemli. Islak ve yapışkan. Yapış yapış. Yaş. Nemli ve soğuk. Islak.

Clammiest : Soğuk ve nemli. Nemli ve soğuk. Soğuk. Nemli. Yaş. Yapışkan. Rutubetli. Islak ve yapışkan. Yapış yapış. Islak.

Clammily : Islak bir şekilde. Soğuk ve nemli bir şekilde. Yapışkan bir halde.

Clamminess : Rutubet. Yapışkanlık. Nemlilik. Islaklık. Nem. Havanın aşırı nemli oluşu. Soğukluk.

Clamming : Çamurla kapama.

Clamant : Gürültülü. Yapışkan. Israrlı.

Clammy : Soğuk. Nemli ve soğuk. Yapışkan. Nemli. Soğuk ve nemli. Islak ve yapışkan. Rutubetli. Yapışkan ve soğuk. Yapış yapış. Islak.

Clamber : Güçlükle tırmanmak. Sarılarak tırmanmak. Tırmanmak.

Clam chowder : Deniz tarağı çorbası.

Clam up : Tek bir kelime etmemek. Gıkını çıkarmamak. Sesini kesmek. Susmak. Ağzını açmamak.

İngilizce Clammed Türkçe anlamı, Clammed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Clammed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Shinny : Tırmanmak.

Holdfast : Dayak. Sabit nokta kazık grubu. Tutan şey. Bir şeyi yerinde tutan bir alet. Destek. Çengel. İşkence. Kenet. Delikli tespit çivisi.

 

Scramble : Çırpmak (yum.). Sırasını bozmak. Bir yayında isteyerek yapılan karışma. (yayını bozmak amacıyla yapılır). İlerleme. Çekişmek. Kapışmak. Dalaşma. İtişip kakışmak. Güçlükle ilerlemek. Yumurtanın akıyla sarısını karıştırarak pişirmek.

Clamp : Kilit vurmak. Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Pens. Işıldakları borulara ya da ışık köprüsüne, panoları birbirine tutturmakta kullanılan halka. Kıskaç. Mengene ile sıkıştırmak. Sıkıştırmak. Menetmek. Kelepçe.

Accretes : Büyümek. Katılımlarla büyümek. Birleşmek. Artmak. Eklemek.

Clip of cartridges : Depo. Şarjör. Otomatik bir tüfek veya silaha mühimmat kartuşlarını yüklemek veya tutmak için metal çerçeve veya konteynır.

Accreted : Eklemek. Artmak. Büyümek. Katılımlarla büyümek. Birleşmek.

Struggle : Çaba. Cebelleşmek. Savaş. Çabalamak. Dövüşmek. Uğraş. Savaşım. Savaşım vermek. Çalışmak. Uğraşmak.

Cleave : Çatlamak. Bağlı olmak. Delmek. Bölünmek. Açmak. Sadık kalmak. Yarmak. İkiye ayrılmak. -den ayrılmamak.

Skin : Sıyırmak. Derisini soymak. Post. Çıkarmak. Soymak. Çok ince ve yeğni kabuk ya da katman. Kabuk. Zar. Kazıklamak. Ten.

Clammed synonyms : crampoons, crampoon, adhered, oystering, adhering, escallop, cleaves, cleaved, accrete, mussel, cleaving, adhere, oyster, climb, crampiron, cramp, oysters, shin, adheres, cramps, clamps, holdfasts, introvert, bond, mussels, sputter, introverts, crampons, clams, clam, wet, scallop, bind.

Clammed zıt anlamlı kelimeler, Clammed kelime anlamı

Dry : Kuru. Kurak. Kart. Yavan. Kurak, tuzlu, tarıma elverişsiz topraklarla ilgili nitelik. İçki karşıtı. Kakırdamak. Sütten kesilmek. Susamış. Kurumuş.

Uncrowded : İnsanlarla dolu olmayan. Kalabalık olmayan. Tenha.