Endegenous variable türkçesi Endegenous variable nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • İçsel değişken.
  • Değeri model içinde belirlenen, yani modelin çözüm değerlerini veren değişken. krş. dışsal değişken.

Endegenous variable ingilizcede ne demek, Endegenous variable nerede nasıl kullanılır?

Endegenous : Değeri model içinde belirlenen, modelin çözüm değerini veren şey. İçsel.

Variable : Bilgisayar, eğitim, ekonomi, fizik, kimya, iktisat, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir işlevin bağlı olduğu niceliklerden her biri. Bir fonksiyonel ilişkide değişik değerler alabilen nicelikler. krş. açıklayıcı değişken, bağımlı değişken. Çelişki. Dönek. Ayrı ayrı bireysel durumlarda tutarı değişebilen herhangi bir özellik, nitelik ya da öğe. Değişen şey. Değişken şey. Örneğe ait bir veri seti için herhangi bir değeri taşıyabilen nicel değer. her birey için sabit, belli bir değer. Karakter veya faktör yerine genel anlamda kullanılan bir terim.

Answer variable : Cevap değişkeni. Bağımlı değişken.

Antecedent variable : Önceleyen değişken. Aralarında bağıntı olduğu gözlenen iki değişkenden, nedensel sıra düzeni içinde ötekinden önce gelen ya da bağımsız durumda olan değişken, bk. aracı değişken.

Binary choice variable : İkili seçim değişkeni.

 

Binary dependent variable : İkili bağımlı değişken.

İngilizce Endegenous variable Türkçe anlamı, Endegenous variable eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Endegenous variable ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Endogenous variable : Değerine bir sistemin yapısı içerisindeki çalışmasına göre karar verilen element.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

 

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Endegenous variable synonyms : a shift in individual demand, endogenous variate, ability to pay principle, abnormal budget, a change in individual demand, a shift in supply, a group shares, abnormal budget receipts.